9 Nisan 2012 Pazartesi

Sınırı Aşmak : Boluspor 1-2 Konyaspor


Yiğidi öldür ama hakkını yeme derler.

Bizde aynen öyle yapacağız.

Geçtiğimiz hafta eleştirdiğim Osman hocayı, Bolu maçındaki başarısından ötürü kutlayarak söze başlıyorum.

Yapılacak en doğru 11’le maça başlayan Osman Özdemir, değişiklik hamlelerini de bu kez zamanında kullanarak giden maçı geri getirdi.

Şimdi 1 hafta önce ne yazmıştın, şimdi ne yazıyorsun demeyin.

İşimiz, gördüğümüz neyse onu aktarmak

Son haftalarda kadro seçimini sürekli yanlış yapan, formsuz oyuncuları ısrarla sahada tutan, hatalı değişikliklerle ne yapmaya çalıştığını anlayamadığımız Osman Özdemir, bu hafta doğruyu buldu ve yerinde müdahalelerle galibiyetin mimarı oldu.

Kendisini ve ekibini kutlarım.

***

Bolu maçında son derece kritik bir galibiyete imza atıldı.

Ne yalan söyleyeyim, iç sahada kaybedilen Çaykur Rize ve berabere kaldığımız Giresunspor maçlarından sonra umudumu kaybetme noktasına gelmiştim.

Bolu maçı tam kırılma anıydı.

Daha 1 hafta öncesinde gözümüze kötü gözüken fikstür bile sevimli hale geldi bu galibiyetle.

İpler artık elimizde.

Kalan 5 maçın 3’ünü içeride oynayacağız.

Rakiplerimiz; Akhisar ve Elazığ Konya’ya gelecek.

Bir kere iç sahada ne olursa olsun puan kaptırmayacağız.

Deplasman maçlarımız daha kolay gözüküyor. Ligde iddiası kalmayan G. Antep BB ve Göztepe maçlarından fire vermeyeceğiz kanısındayım.

***

Bolu’da oyunun hakimi gözüksek de, pozisyon bulmakta zorlandığımız gerçek.

Sezon başından beri zaten 1 maçta arzuladığımız Konyaspor’u izleyebildik.

Çaykur Rize maçındaki pozisyonları hiçbir maçta bulmamıştık.

Ama o maçı kaybettik.

Eleştiren eleştirsin, şanslı diyen şanlı desin umurumda değil.

Ancak Konyaspor’un tertemiz galibiyetlerine dil uzatıldığında aklım yerinden çıkıyor.

Koca koca başkanların, koca koca yöneticilerin açıklamalarını esefle dinliyorum.

2-3 haftadır bir de bununla uğraşıyoruz.

Neymiş efendim hakemler Konyaspor’u kayırıyormuş.

Rakipler dilim dilim doğranıyormuş.

Ve son bombayı da Bolu başkanı patlattı.

Spor Genel Müdürü Konyalıymış ve Futbol Federasyonu’nda da görevliymiş.

Eeeee.

Haspama bak.

Yıllardır liglerde lime lime doğranan, smaçtan gol yiyen, çeşitli entrikalarla ligden düşürülen, şike yaptığı aşikar olan lige geri alınmayan bir kulübe çıkıp ta, ‘hakemle puanlar kazanıyorsunuz’ demek, çokta ahlaklıca olmadı.

Aynı Mehmet Baykan yıllardır Futbol Federasyonunda.

Konyaspor onun görev yaptığı dönemde 2 kez ligden düştü.

Yani Bolu elindeki maçı aptalca kaçıracak, suçlusu Konyalı Baykan ve hakemler olacak öyle mi?

Giresunspor futbol dışında her şeyi yapacak, 80 dakika yerden kalmayacak, hakem 5 dakika uzattı diye ortalık birbirine girecek.

İnsan çıkıp onlarca gazeteci önünde bu iftiraları atarken biraz utanır.

Bakalım Futbol Federasyonu haddini aşan bu şahıslara ne gibi yaptırımlarda bulunacak.

***

Son sözümde Bolusporlu Ferhat Kiraz’a olacak.

Konyalı olduğu için gurur duyduğum, genç milli takıma davet edildiğinde büyük bir zevkle, gazete sayfalarına taşıyarak, giydiği formanın rengi ne olursa olsun ‘Konyalı futbolcu yine milli takımda’ ifadeleriyle Konya’nın bir değeri olarak ön plana çıkarttığım bu kardeşimiz, Bolu başkanından daha çok içimizi acıttı.

Maçın hemen ardından sosyal paylaşım sitesi aracılığıyla Konyaspor’dan ‘bu takım’ diye bahseden, hırsını cümlelere dökerek, ‘İnşallah play-offta karşılaşırız da görürler kimin ne olduğunu’ gibi ifadelerde henüz olgunlaşmadığını gösteren Ferhat Kiraz’ın kariyerindeki düşüşün hıncını Konya’dan çıkartmaya çalışması manidardır.

Konya’daki ilk maçta, birkaç kendini bilmezin şahsına yaptığı küfrün intikamını, doğduğu şehrin takımına saldırarak almak isteyen Ferhat Kiraz’ın bu topraklardan uzakta kariyerini tamamlaması en büyük arzumdur

TOLGA DURMAZ

8 Nisan 2012 Pazar

Satın Almanın Derecesi : Arsenal 1-0 Manchester City


Bu maçtan önce oynanan maçta hakeminde ağır etkisiyle Manchester United farkı 8 puana çıkarmış olması Manchester City'nin bana göre olmayan şampiyonluk umutları için Arsenal maçına sonuna kadar asılacakları anlamına geliyordu. Arsenal sahaya aşağıdaki (hafta sonu iki gün de girdiğim açıköğretim sınavlarının etkisi olabilir) on bir ile çıktı. Yossi Benayoun geçtiğimiz hafta kaybedilen Queens Park Rangers maçı kadrosundan Aaron Ramsey yerine sol kanatta tercih edildi. Skandalı ortaya çıkan Marouane Chamakh ise yine Park Chu-Young yerine tercih edilerek kulübeye dahil edildi. Enteresan şekilde Gervinho ise kadroda yoktu. Sebebini öğrenemedim.

Szczesny
Sagna-Koscielny-Vermaelen-Gibbs
Song-Arteta
Rosicky
Walcott-Van Persie-Benayoun

Arsenal maça baskılı başlayan taraftı. Kullandığı korner atışlarıyla gol aradı. Rosicky özellikle çok istekli başladı. İlk on beş dakikada Arsenal'in %81'lik bir topla oynama oranı vardı.

Arsenal kullandığı kornerlerden birinde Van Persie ile gole çok yaklaştı ama aynı topa yükselen Vermaelen'in omzuma çarpan top direğe çarptı. Maçın başında Song ile çarpışan Yaya Toure sakatlığı devam edince yerini Pizarro'ya bıraktı. 20. dakikada Balotelli kasabı yine yapacağını yaptı ve Song'un dizini kırmak için mücadele gösterirken hakem pozisyona faul bile çalmadı. Song'un bu müdahaleye rağmen oyuna devam etmesi ne kadar güçlü bir oyuncu olduğunu gösteriyor. Orta bölümün sonlarında ise Manchester City'nin biraz topla oynamaya başladığını söyleyebiliriz. Bu bölümde buldukları ilk kornerde ise Balotelli ortada bomboş topa vurdu ama Arsenal savunması gole izin vermedi.

Son bölümde yine Arsenal biraz daha oyunu forse etmeyi denedi. Karambol pozisyonlarda gol aradı. Balotelli ise çoktan oyundan atılması gerekirken üçüncü kartlık hareketinde sarı kartı gördü.

İlk yarı geneline bakarsak Arsenal'in üstün olduğunu söylemek zor değil. %66 topla oynama oranı. Çekilen 4 şut. Manchester City'nin de 2 şutu var. Kaleyi bulan şutu yoktu iki takımında. Van Persie'nin kafa vuruşunu Vermaelen çıkarmasa belki daha da iyi olabilirdi. Genel olarak başarılı bir takım olsa da sahada, Walcott ve Benayoun'un silik kaldılar.

İkinci yarıya iki takımda aynı on birleriyle ve aynı oyunlarıyla geri döndü. Yine Arsenal oyunun hakimiydi. 56. dakikada bir sakatlık yaşayan Gibbs'in yerine Andre Santos oyuna dahil oldu. Arsenal'li oyuncuların savunma için gösterdiği mücadele ise takımın ne kadar takım olduğunu gösterdi. Benayoun, Rosicky, Walcott gibi ileri uç isimleri geriye gelerek çok önemli savunma hamlelerinde bulundular.

62. dakikada Song yine Van Persie'ye harika bir asist yapma fırsatı yarattı ama Van Persie'nin kafa vuruşu bu kez de direğe takıldı. Benayoun ikinci yarıda kendisini oldukça toparladı ve etkili olmaya başladı ancak Walcott bu dakikaya kadar etkisiz kaldı. 71'de Van Persie golünü atmayı başardı fakat ofsayttaydı.

75. dakikada ise kaçan golü tarif etmek imkansız görmeniz lazımdı. Hart'ın kurtardığı şutun ardından Vermaelen ve Benayoun bomboş kaleye topu göndermeyi başaramadı. Talihsizliğin bu maçtaki rolü inanılmaz seviyedeydi. Takımın iyi oynamaya başlamasından dolayı geciken değişiklik yapıldı ve 85'te AOX oyuna girdi. 87'de Mikel Arteta cephanesinde bulunan füzelerden birini de Aston Villa'dan sonra Manchester City kalesine gönderdi. Balotelli ise ilk yarıda görmesi gereken kırmızı kartı son bölümde gördü. Ramsey uzatma dakikalarında harika bir fırsat yakaladı ama çok kötü bir vuruşla golü kaçırdı. Bu kaçırdığı golle benim handikaplı bahsimi de yedi. Yine de sağlık olsun.

Arsenal maç öncesinde söylediğim gibi çekirgeyi üçüncü kez sıçratmadı. Yine tamamıyla üstün oynadı. Manchester City sahaya sertlikten başka bir şey koymadı. Arsenal maç boyunca City'den neredeyse iki kat daha fazla pas yaptı. Manchester City'nin kaleyi bulan şutu yok. Bunu yapan ilk takım Arsenal bu sezon. Takım tam anlamıyla savaştı. Çok talihsiz goller kaçırdı. Hakem hataları yine neredeyse canını yakacaktı ama Arteta müthiş golüyle emeklerin bir kez daha boşa gitmesinin önüne geçen isim oldu.

Bu sezon hayallerimden biriydi Manchester City'i mağlup etmek. Bunu başardığımız için çok mutluyum. Bir hayalim de Barcelona'yı elemek. Umarım bunu da gelecek sezon başarırız.


Arsenal


  • 13- Szczesny
  • 03- Sagna
  • 05- Vermaelen
  • 06- Koscielny Booked
  • 28 -Gibbs (Santos - 56' Booked )
  • 07- Rosicky
  • 08 -Arteta
  • 14 -Walcott (Oxlade-Chamberlain - 85' )
  • 17 -Song
  • 30 -Benayoun (Ramsey - 78' )
  • 10 -Van Persie

# Yedekler

  • 21 Fabianski
  • 11 Santos
  • 20 Djourou
  • 25 Jenkinson
  • 15 Oxlade-Chamberlain
  • 16 Ramsey
  • 29 Chamakh


Manchester City


  • 25- Hart
  • 04- Kompany
  • 05- Zabaleta Booked
  • 06 -Lescott
  • 22 -Clichy
  • 07 -Milner Booked
  • 18 -Barry
  • 19- Nasri (Kolarov - 79' )
  • 42- Y Toure Booked (Pizarro - 17' )
  • 16 -Aguero (Tevez - 83' )
  • 45- Balotelli Dismissed after an earlier booking

# Yedekler

  • 30 Pantilimon
  • 02 Richards
  • 13 Kolarov
  • 08 Pizarro
  • 34 De Jong
  • 10 Dzeko
  • 32 Tevez
Emrah Partal / GencArsenal

3 Nisan 2012 Salı

Yayınlar #29



07 Nisan 2012 - Cumartesi

14:00 Güngörenspor - Denizlispor / TRTSPOR
19:00 Göztepe - Kasımpaşa / TRTSPOR

08 Nisan 2012 - Pazar

14:00 Boluspor - Konyaspor / TRT 1
14:00 Giresunspor - Kartalspor / TRT 6
14:00 Akhisar Bld.Spor - Bucaspor / TRTSPOR
16:30 Ç.Rizespor - Karşıyaka / TRTSPOR
16:30 Adanaspor - K.Erciyesspor / TRTANADOLU
19:00 Sakaryaspor - Elazığspor / TRTSPOR

09 Nisan 2012 - Pazartesi

19:00 Gaziantep B.B.Spor - Tavşanlı Linyitspor / TRTSPOR

Yayın akışındaki değişiklikleri trt.net.tr 'den takip edebilirsiniz.*

2 Nisan 2012 Pazartesi

Osman Hoca Kafana Sıkma ! || Konyaspor 1-1 Giresunspor


Giresunspor maçının zor geçeceği belliydi.

Ancak puan kaybı sürpriz oldu.

Konyaspor’un kalan 7 maçlık fikstürü içinde fire verilmeden geçilmesi gereken maçlardan bir tanesiydi Giresun karşılaşması.

Konyaspor’u yakından takip edenler mutlaka yapmıştır.

Elde kağıt kalem, tahminlerini maçların yanlarına iliştirmişlerdir.

Kimsenin bu maça 1 puan yazdığını tahmin etmiyorum.

Hesaplarımız hep kalan 4 iç saha maçının kayıpsız geçilmesi üzerine yapılıyor ve deplasmanda gelecek puanlarla 34. haftanın sonunda Süper Lig vizesi alınacağını öngörüyordu.

Evdeki hesabın çarşıya uymadığını bir kez daha tecrübe ettik.

Maça çok kötü başlayan Konyaspor da ne kazanma arzusu ne de hırs gözlemledim ilk bölümde.

Sanki lige havlu atmış ve hiçbir iddiası olmayan bir ekip görüntüsünde maça başlayan Konyaspor, 15’de golü yedikten sonra kendisine gelebildi.

Kendisine geldi derken, öyle rakibi bunaltan ataklar izleyemedik ilk yarı boyunca.

Top hakimiyetini hep elinde tutan sağ ve soldan doldurma ortalarda gol arayan Konyaspor, kapalı defans kurgusundaki Giresunspor’un kilidini bir türlü açamadı.

Maçın ikinci yarısının daha zor geçeceği belliydi.

İlk yarıda zaman zaman ileriye çıkan Giresun, ikinci yarıda skoru koruma adına kapandı da kapandı.

Renkdaş futbolcular; ‘3 puan gelsin de, nasıl gelirse gelsin’ mantığıyla her türlü sahtekarlığı yaptı sahada.

Yalancı sakatlıklar, oyuna topu 10-15 saniye geç sokmalar.

Uzun zamandır böyle bir takım görmedim.

Uzatmalarla birlikte, Giresun, tam 80 dakika kendi sahasından çıkmadı.

Ancak beklediğimiz gol gelmeyince rakibin direnci, bizimde stresimiz arttı.

90+5’nin ilk saniyesinde şansa bulduğumuz golle ancak beraberliği kurtarabildik.

Çaykur Rize ve Kasımpaşa dışında rakiplerimiz kazanarak önemli bir avantaj yakaladılar.

Tek umudumuz sahamızda oynayacağımız Akhisar ve Elazığ maçları..

***

Teknik adamların bir çoğu takıntılıdır. Ummadık yerde ummadık işler yaparlar.

Herkesin gördüğünü değil de kendi görmek istediklerini yaşar, yaşatırlar.

Sadece onların doğruları vardır.

Osman hocada kendince doğruları yaparak takımı hedeften uzaklaştırıyor.

Bir ara Gökhan Emreciksin’e takmıştı.

Şimdi de formsuz futbolcuları sahada tutarak yanında oturttuğu cevherleri görmezden geliyor.

Ertuğrul gibi bir silahın var ama ilk 11’de sahaya sürmüyorsun.

Anlamak mümkün değil.

Güngören ve Giresun maçlarında oyuna girdikten sonra Ertuğrul’un neler yaptığını gördük.

10 ay önce bıraktığımız Ertuğrul aynen karşımızda.

Böyle kritik maçlarda bu denli futbolcuların sahaya sürülmemesi intihardır.

Hocanın, bazı gerçekleri görme zamanı artık geldi.

Hiç kimse, ‘Genç kadroyla gelinen nokta başarıdır’ geyiği yapmasın. Giresun maçı kadrosunda, 7 tane Süper Lig’de forma giymiş oyuncu vardı.

Ertuğrul’la birlikte 8 Süper Lig oyuncusuyla maçı tamamladık.

Alternatif sıkıntısı olduğu doğrudur. Peki sorunun çözümü noktasında Osman Özdemir neler yapıyor?

Osman Hoca ilginçtir hala Can Parlayan’dan umut bekliyor.

A2 takımında fırtınalar estiren ve 11 golle krallık koltuğuna oturan Aykut’u görmüyor, bir kere de olsa şans vermiyor. Aykut’ta bulamayıp ta Can’da bulduğun nedir hocam?

Artık telafisi olmayan 6 maç kaldı.

Şapkalar öne koyulmalı ve doğrular bulunmalıdır.

Süper Lig’e bu kadar yaklaşılmışken bu tren kaçırılmamalı.

Yönetime duyurulur.

TOLGA DURMAZ

QPR - Chamakh - Nargile !


Arsenal'den sezon sonunda ayrılması beklenen (bu durum aslında kimseyi de şaşırtmamıştır) Marouane Chamakh pervasız bir oyuncu olduğunu gösterdi.

28 yaşındaki oyuncu Eylül ayında kaybedilen Blackburn maçından bu yana takımı için gol atamadı. Ligue 1 takımlarından Paris Saint Germain ise Fransa'da başarılı olan oyuncuyu ülkeye geri getirmeye çalışıyor.

QPR maçını kaybettiğimiz günün ardından maçta rakibin ilk golünü atan ve milli takımdan yakın arkadaşı Adel Taarabt ile birlikte Londra'daki bir nargile cafesinde soluğu aldı.

Nargilenin ne olduğunu size uzun uzun anlatacak değilim ama bir nargilenin yüz sigaraya bedel olduğu ve futbolcu sağlığını nasıl etkileyebileceğini tahmin edersiniz sanırım.

Artık Chamakh'ın bu takımda yeri olmadığı iyice kesinleşti. Performansı ile gitmesine kesin gözüyle bakılırken bu hal ve tavırları ile Arsenal'e yakışmadığını kanıtladı. Kendisine yeni takımında başarılar dilerim.



Kaynak:

Emrah Partal / GencArsenal
Related Posts with Thumbnails