20 Haziran 2011 Pazartesi

Şafak Karanlıktan Sonra Söker

KONYASPOR tarihinin en zorlu dönemini geçiriyor dersek yanlış söylememiş oluruz. Yaşım ve meslek hayatım itibariyle 1985 yılından beri, önce taraftarı sonra da takımın peşinde koşan bir medya mensubu olarak, Konyaspor’un birçok sıkıntılı anına tanıklık ettim. Sakaryaspor ile girilen amansız şampiyonluk yarışında, son haftaki unutulmaz Tarsus İdmanyurdu maçı ve sonrasında yaşananlar hala aklımda. Federasyon tarafından tarihi bir cezaya çarptırılan Konyaspor, daha sonra cezada indirime gidilmesine karşın bir sonraki sezon uzun bir müddet sahasında maça çıkamamıştı.

DAHA sonraki sezonlarda da Konyaspor sıkıntılı süreçleri oldukça fazla yaşadı. Genelde maddi imkanların yetersizliği, şehrin tek takımını sıklıkla güç durumda bıraktı. Kayyumun kapısından dönen, taraftarı açlık grevine giren, yönetimsiz kalan Konyaspor hep bu sıkıntılı anlarda kurtuluş yolunu buldu ve kulüp bugünlere kadar geldi.

İLGİNÇ ama gerçek. Yeşil-Beyazlılar ne zaman büyük bir sıkıntıya girse, sonu hep şampiyonluk oldu. Tarsus maçı sonrası çıkan olaylar ve verilen tarihi ceza sonrası açık ara yakalanan şampiyonluk aklıma ilk gelenler arasında. Ardından kayyuma kalmaktan son anda kurtularak, toplama bir takımla yakalanan ve 10 yıllık hasreti dindiren ikinci şampiyonluk sevincini tattık. Son şampiyonluk çok mu farklı yaşandı? Mehmet Ali Kuntoğlu yönetiminin bıraktığı enkaz sonrası yaşananlar çok geri de kalmadı. 2 sene önce 15-16 milyon civarındaki borç yüküyle Bank Asya’ya düşen Konyaspor, son anda oluşturulabilen yönetim ve yine toplama bir kadroyla sezon sonunda kupayı kaldırmıştı.

YANİ Konyaspor’un tarihinde yaşadığı tüm şampiyonluklar sancılı bir sürecin ardından geldi. Hep; “Konyaspor artık bitti, tükendi, bundan sonra amatöre kadar gider” denildi, ama öyle olmadı. Her zaman, bitti denenen noktada bu kulüp yeniden dirildi. Şimdi yine sıkıntılı bir dönem geçiriliyor.. En başta yönetimsel hatalar sonucu yeniden küme düşme acısı yaşandı ve 15 milyonluk borç yükü ikiye katladı. Ardından yine yönetimsel hatalar sonucu 2 sezon önce Konya’dan ayrılan Milos’a olan borcun ödenmemesi Yeşil-Beyazlıları görülmemiş bir ceza ile karşı karşıya bıraktı.

CEZA gelene kadar geçen süreçte yapılmayanlar, cezanın gelmesinden sonra kulübün haklarının iyi korunamaması ve yanlışlara devam edilmesi Konyaspor’u büyük bir kaosun içine soktu. Bunu ben değil yıllarını spor hukukuna veren insanlar söylüyor. Konyaspor Milos davasında, bir profesyonel kulübe yakışmayacak şekilde temsil edildi ve cezayı da sonuna kadar hak etti. Artık olan oldu mantığıyla bundan sonra neler yapılmalı onları konuşmalı ve tartışmalıyız.

MİLOS davası sonrasında yönetim yerini sağlamlaştırdı. Camianın sezon bitimiyle beklediği kongre umutları tamamen ortadan kalktı. Bunca derdin, sıkıntının ve bilinmeyenin çokluğunda nasıl yeni bir yönetim gelebilir ki? Artık sezonu mevcut kadro ve mevcut yönetimle kapatacağız. İstesek de, istemesek de buna mecbur bırakıldık. Hani taraftar şu tezahüratı yapar ya; “Aşkımız renklere, sizlere değil.” Aynen de öyle. Biz ne Karapınarcıyız, ne Kuntoğlucuyuz, ne de Şancıyız. Bizim tek isteğimiz ve arzumuz, hiçbir beklenti içine girmeden bu takımın başarılı olması ve hak ettiği noktaya çıkmasıdır.

ŞAYET Konyaspor’un bu dehlizden çıkmasını istiyorsak, yeniden birlikteliği sağlamalıyız. Cezaya rağmen Konyaspor’un Bank Asya cehenneminden kurtulması mümkün. Yönetimin ceza gelmesinden sonra mevcut kadroyu koruma adına futbolculara olan geçmiş dönem borçlarını kapatması ve serbest kalmalarını önlemesi çok önemliydi. Artık bir şekilde bir kadromuz var. Çoğu Süper Lig kadrosunda yer alan futbolcular, alt yapı ve geçen sezonlarda kiralık olarak başka takımlarda oynayan futbolcuların katılımıyla bir takım oluşturulacak.

AMA bundan önce, Haziran ayı içinde Milos’a ve Robak’ın kulübüne ödeme yapılması gerekiyor. Bu sıkıntıda atlatılabilirse önümüz biraz daha açılacak. Aksi durumda, 2 dönemlik transfer yasağının üstüne ek yaptırımlar bizi bekliyor. En büyük korkumuz ise sezona puan silme cezasıyla girilmesi.

GEREKLİ girişimlerin bu hafta içi yapılarak borçların kapatılmasını bekliyoruz. Bu sıkıntı da atlatıldığı zaman geriye, ligde mücadele edecek futbolcuların ve onları maçlara hazırlayacak teknik heyetin belirlenmesi kalacak. Kadro büyük ölçüde kesinleşti aslında. Sözleşmesi devam eden ve serbest kalmaları engellenen futbolcuları hatırlarsak: Marcin Robak, Mahamoudoy Kere, Peter Grajciar, Alvaro Mejia Perez, Marıusz Pawelek, Ali Dere, Serkan Şahin, Gökhan Emreciksin, Ertuğrul Arslan, Hakan Aslantaş, Ercüment Kafkasyalı ve genç kaleci Nazmi. Yabancılardan biri dışında kimse gönderilmemeli. Sanırım, Kere’nin yüksek maliyeti ve Süper Lig’den isteyen kulüplerin olması nedeniyle Burkina Fasolu futbolcu kiralanacak veya bonservisiyle verilecek. Onun dışında kalan 4 yabancı ve tüm yerliler muhakkak kadroda tutulmalı. Maliyetleri ne olursa olsun kadro korunmalı.

ALACAKLARI nedeniyle federasyona başvuran Adnan, Veli, Barbaros ve sözleşmesi sona eren Erdinç’in de yeniden takıma dönebileceklerini öğrendim. Adnan, Veli ve Barbaros’un borçları ödenir ve federasyona yaptıkları şikayetleri geri çekerlerse bu 3 futbolcu da kadroda kalacak. Urfaspor ile prensipte anlaşan Erdinç’in de takımda kalmak istediğini biliyorum. Şayet bu 4 futbolcu da kadro da tutulabilirse, Konyaspor’un transfer yasağı cezasından etkileneceğini sanmıyorum.

ALTYIPADAN profesyonel yapılan; Tolga, Serbay, Rifat, Selim, Abdülkerim, Mehmet Çoban, Sayim ve Ali Kireş de geleceği parlak futbolcularımız. Ayrıca 2. ve 3. Liglerde kiralık oynayan Muhammet, Niyazi, Recep ve Feyyaz da yeniden dönüyor. Tekrar tekrar söylüyorum. İsmini saydığımız bu futbolcularla sezona başlanması durumunda Konyaspor’un ligin en güçlü kadrosuna sahip takımı olacağı kesin. Yönetim transfere ayıracağı paranın biraz fazlasını bularak mevcut kadrodaki futbolcularına dağıtırsa, hiçbir sıkıntı yaşanmadan mutlu sona ulaşılabilir.

SON olarak teknik direktör sorununa değinmek istiyorum. Yılmaz Vural, ne kalırım diyor, ne kalmam diyor. O da önünü görmek istiyor. Futbolcuların çoğu Yılmaz Vural’ın kalmasını istiyor. Geçmiş dönemden alacağı olduğunu öğrendiğimiz ve önümüzdeki sezon için futbolculara yapılacak ödemelerde garanti isteyen Yılmaz Vural’ın ikna edilmesi ve macera aranmaması gerekli. İsmi gündemde olan Cemal Menteşe ile nasıl bir ivme yakalanacağı belirsiz. Yılmaz Vural’ın bu kadroyla zorlanmadan, takımı şampiyonluğa ulaştıracağını düşünüyorum. Sezon hazırlıkları için de geri sayım başladı. Haziran ayının sonunda her şey netleşecek. Bakalım Tatlıcak’taki ilk idmanda hangi futbolcuları ve hangi teknik adamı göreceğiz.



TD/ YMeram

18 Haziran 2011 Cumartesi

"Bu koşullarda çalışamam !"



Konyaspor Teknik Direktörü Yılmaz Vural, kulübe verilen transfer yasağıyla ilgili cezada değişiklik olmadığını belirterek, "Bu şartlar altında çalışmam mümkün gözükmüyor" dedi. Vural, Milli Takım Teknik Direktörlüğüne talip olduğunu söyledi.
A Milli Takım Teknik Direktörü Gus Hidink'in kalıp kalmayacağıyla ilgili belirsizlik devam ederken, Hollandalı teknik adamın gidişine bağlı olarak, yeni teknik direktörün kim olacağı sorusu da sorulmaya başlandı.

Fatih Terim'in milli takımdan ayrılışının ardından Radyospor'a Milli Takım teknik direktörlüğüne adayım açıklaması yapan Yılmız Vural, yine milli takım için en ömenli aday olduğunu söyledi.

''Sıra bana geldi; bu milli takımın başında Yılmaz Vural olmalı.'' diyen tecrübeli teknik adam, "Milli takım teknik direktörlüğü için elbette hâla kendimi en önemli aday olarak görüyorum. Yaşımla, tecrübemle,yabancı dilimle bu işe adayım. Ama benim adaylığım espiri konusu oldu. Milletin ağzına düştük. Fakat ben yine inatla söylüyorum. Bu milli takımın başında Yılmaz Vural olmalı. Sıra bana geldi. Biz yıllardır bu futbolun içerisinde neler gördük neler. Öğrenmemiz gereken her şeyi dibine kadar öğrendik. Milli Takım teknik direktörlüğüne yine talibim." şeklinde konuştu.

HIDDINK HEP MUALLAKTA

Guus Hiddink'in tutarlı olmayan tavırlar sergilediğini belirten Vural, "Hiddink hep muallakta. Rusya'dan gelirken de aynı şeyi yaptı. Giderken de aynı şeyi yapıyor. Hoş bir davranış değil. Mademki bu ülkeye geldi. Opsiyonlu bir sözleşme yaptın, Chelsea'nin teklifini kabul etmemen lazım. Bu federasyon senin sadece teknik direktörlüğüne değil, adamlığına da güvenmiş. Buna rağmen sen çelişkili beyanlar veriyorsan bu çok yakışıksız." diye konuştu.

MİLLİ TAKIMLA BU KADAR OYNANMAZ

Hiddink'in dürüstçe fikrini beyan etmesi gerektiğini savunan Yılmaz Vural, "Geldiği günden beri seçtiği kadroya sokaktaki insanlar gülüyor. Çıkardığı kadroyu kimse beğenmiyor.'' diyerek şöyle devam etti:

''Oynattığınız futbol son derece ibtidai. Önceki dönemlerde herkes takımın oyununu çoşkuyla oynatırken, Hiddink döneminde bundan eser yok. Aldığınız paralar, 5 - 6 - 8 - 10 kimse milyon euro kimse bilmiyor. Meclise kadar gitmiş. Bu ülke bu kadar fedekârlık yapmış, siz diyorsunuz ki Chelsea'ye gidiyorum.

Menajeri gitmiyor diyor. Çıkın dürüstçe gidiyorum deyin. Ama tazminat var. Bunun peşinde. Abramovic için 5 milyon euro nedir ki hemen verir. Hiddink'e yakıştıramıyorum. Bu ülkenin milli takımıyla bu kadar oynanmamalı."

KONYASPOR'UN CEZASI DEĞİŞMİYOR, TRANSFER YAPAMAYACAK

Yılmaz Vural son olarak Konyaspor'la devam etmeyeceğini belirtti ve "Konya'dan bir haber aldım. FIFA, 2 transfer dönemini kapsayan bir bölümde Konyaspor'a verdiği transfer yasağını değiştirmeyecekmiş. İtiraz kabul edilmedi. Yani eldeki futbolcularla devam edilecek. Bu ceza 2 sene değil. 2 transfer dönemini bu yaz ve önümüzdeki kış dönemini kapsıyor. Bu koşullarda benim çalışmam mümkün gözükmüyor." dedi.

15 Haziran 2011 Çarşamba

Bekir Ozan Özelinden Gaziantepspor'a Hızlı Bakış

Bursaspor yönetiminin kendisine haber vermeden sözleşmesinde bulunan 1 yıllık opsiyonu uzattığı Bekir Ozan Has, Gaziantepspor ile anlaştı.

Gaziantepspor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas'ın ısrarla takımda görmek istediği Bekir Ozan'ın, görüşmeler sonrası kırmızı-siyahlı kulüple anlaşmaya vardığı, bu futbolcunun 3 yıllık sözleşme imzaladığı bildirildi.

Bursaspor ile 109 resmi maça çıkan Bekir Ozan Has, yeşil-beyazlı formayla 3 gol kaydetti. Bu sezon ise 25 maçta 1 gol atan deneyimli futbolcu, özellikle ligin son haftalarında ilk 11'de yer bulmuştu.

Gaziantepspor, daha önce de Almanya'nın Mönchengladbach takımından Taşkın Çalış ve Avusturya'nın Rapid Wien takımından Yasin Pehlivan'ı ile 5 yıllığına renklerine bağlamıştı.

Gaziantepspor iç transferde de ...

  • Karcemarskas ile 2014–2015 sezonunun sonuna kadar ;
  • İvan De Souza'nın, gelecek sezonun sonunda sona erecek olan sözleşmesi 3 yıl daha ;
  • Dany Nounke ile de 3 yıllık yeniden sözleşme yapıldı.

Dönmeye Çalışıyoruz

2009 yılından itibaren blogdan da paylaşacağımız yazıların devamlılığıyla ilgili problemler olabileceğini daha önceden de duyurmuştuk.

Yazar kadromuzdaki eksilmeler de dahil, birden fazla sorun yazıları blogda yayınlayamama problemi doğurdu.

En kısa zamanda Blogdan da yazılar, yorumlar paylaşacağız..

Ayrıca Twitter da daha etkiniz diyebilirim.

Takip edin..

20 Nisan 2011 Çarşamba

10' un da Farkı Yok Diğerlerinden !


Konyaspor'un trafik kazası geçiren ve bu nedenle yaşantısını tekerlekli sandalyeye bağlı geçirmek zorunda kalan eski futbolcusu Branimir Poljac’a verdiği sözleri yerine getirmediği ortaya çıktı. Geçtiğimiz yıl, idman dönüşü kullandığı araçla kaza geçiren ve kazadan ağır yaralı olarak kurtulan Poljac, omuriliğinde meydana gelen zedelenme sonucu sakat kalmıştı. Bel altı tamamen felçli olan ve bu nedenle futbol sahalarından uzaklaşan Norveçli futbolcu için, Başkan Bahattin Karapınar ve Yeşil-Beyazlı yöneticilerin o dönem verdiği sözler ise havada kaldı.

KAZA sonrası Konya’da geçirdiği operasyonların ardından ülkesine giden ve tedavisine Norveç’te devam edilen Poljac’ın Konyaspor’dan hak ettiği paraları hala alamadığı ve futbolcunun mağdur durumda olduğu öğrenildi. Konyaspor’un yükselme grubu maçlarını şampiyon tamamlayıp Süper Lig’e çıkmasının ardından şampiyonluğu Poljac’a armağan eden ve şampiyonluk kupasını Ziya Doğan ile birlikte Norveç’e götüren Başkan Bahattin Karapınar’ın, Poljac’a ve ailesine verdiği sözlerin de şuana kadar gerçekleşmediği ortaya çıktı.

NORVEÇ’TE gerçekleşen ziyarette Başkan Bahattin Karapınar, şampiyonluk primi dışında futbolcunun 1 sezon daha devam eden sözleşmesi gereği alması gereken ücretin de ödeneceğini belirtmişti. Ancak geçen 1 yıl içinde futbolcuya her hangi bir ödeme yapılmadığı ifade edildi. Poljac’ın geçmiş dönem alacaklarının 25 Bin Euro’yu bulduğu, söz verilen 1 sezonluk kalan sözleşmesi için de 100 Bin euro ile birlikte futbolcuya toplam 125 bin euro’nun hala ödenmediği ve Poljac’ın son derece mağdur durumda kaldığı bildirildi.


POLJAC’IN Menajeri Recep Arıcı, konuyla ilgili sorularımıza içtenlikle cevap verdi. Futbolcunun Konyaspor Kulübü’nden alacaklarıyla ilgili sorunlar yaşandığını doğrulayan ve Poljac ile kimsenin ilgilenmediğini sözlerine ekleyen Menajer Arıcı, Poljac’ın yaşananlardan ötürü son derece üzgün olduğunu ve kendisine verilen sözlerin yerine getirilmediğini ifade ederek, Norveçli futbolcunun hukuksal olarak hakkını arayacağını söyledi.

MENAJER Arıcı, Başkan Karapınar ve Ziya Doğan’ın katılımıyla, şampiyonluk sonrası gerçekleştirilen ziyarette kendisinin de bulunduğunu belirterek, “Sayın Karapınar bu ziyarette Poljac’a ve ailesine her türlü sözü verdi. Poljac’ın Konyaspor ile 1 yıl daha sözleşmesi vardı. Başkan o görüşmede, ‘Kaza geçirmiş olsa da futbolcuya bu ücreti ödeyeceğiz’ dedi. 100 Bin euro tutan bu miktarın dışında geçmiş dönem alacakları olan 25 bin euro da halen futbolcuya ödenmedi. Burada Poljac’ın açıkça mağdur durumda bırakıldığını söyleyebilirim” dedi.

POLJAC’IN kaza öncesi kredi çekerek Norveç’te bir ev satın aldığını, ancak talihsiz kaza sonrası tüm gelirlerinin kesilmesi nedeniyle borçlarını ödeyemez duruma geldiğini ifade eden Recep Arıcı,“Maalesef verilen tüm sözlere rağmen Poljac ve ailesi kaderlerine terk edilmiştir. Üzüldüğümüz bir diğer konu ise, Konyaspor’un Poljac’a davranışından ötürü Fair-Play ödülü alması. Mağdur durumda kaldığı ve kendisine verilen sözlerin yerine getirilmediği bilinmiyor. Bunca yaşananlardan sonra, Fair-Play ödülü alınması da pek anlam ifade etmiyor” şeklinde konuştu.

BAŞKAN Karapınar’ın verdiği sözlerden sadece birisini tuttuğunu belirten Arıcı, “10 numara Sayın Başkanın dediği gibi hiçbir futbolcuya verilmedi. Ayrıca takım otobüsü Poljac’ın fotoğrafıyla süslendi. Poljac ve ailesi bu jestleri memnuniyetle karşıladı, ancak verilen sözlerin yerine getirilmemesi nedeniyle bu tür jestlerin bir anlam taşımadığını düşünüyorlar. Umarım 1 yıldır futbolcusunu aramayan ve durumunu sormayan Başkan Bahattin Karapınar, bundan sonra geçte olsa verdiği sözlerin arkasında durur” dedi.


T.D/ YMRM
Related Posts with Thumbnails