5 Aralık 2011 Pazartesi

''Hüzeyfe müthiş bir oyuncu''

Denizlispor'dan teknik direktörü Osman Özköylü bahsediyor;
"Ben ona güvendim. Zaten kaliteli ve özverili bir futbolcu. Orta sahada önemli görev üstleniyor, hücumu destekliyor. Son 2 maçtır da golcü kimliğiyle ön planda. Tecrübeli bir futbolcu, Almanya 2.Ligi'nde de görev yaptığı için çok disiplinli. Tek kelimeyle müthiş bir oyuncu"
Gurbetçi formatında ama doğum yeri Karakoçan. Karakoçan çok dışa göç vermiş zamanında. Nadir Çifçi, Mehmet Aldoğan gibi isimler de Karakoçanlı. Denizlispor toparlanmaya başladı Osman Hoca bakalım devamını getirebilecek mi?

4 Aralık 2011 Pazar

Bir Grup Aslan


Gaziantep Büyükşehir Belediyespor dinamik bir ekip. Konyaspor ilk yarı boyunca onlara ayak uydurmaya çalıştı. Akınlarını kesip karşı organize ataklar yapmaya çalıştılar. İlk yarıda Antep ekibinin biri direkten dönen olmak üzere üç pozisyonu vardı. Konyaspor ise sahanın en iyilerinden olan Perez’in kafasından bulduğu tek pozisyonla kapadı ilk yarıyı. Devre arası yaklaştıkça daha çok koşar görünen Gökhan Emreciksin’in kötü şutu ve Marcin Robak’ın ezdiği topları hücum başlangıcı bile saymak ahmaklık olur. Eğer futbolcu olsaydım hep Robak gibi bir santrforun karşısında savunmacı olarak oynamak isterdim. Gaziantep savunması o kadar rahattı ki Robak’ı kendi haline bıraksalar dahi olurdu. Eğer topu 5 saniye oyalayabilse, arkadan gelen Gökhan ve Ali Dere çok daha fazla pozisyona girip çok daha fazla gol atabilirlerdi. Ama maalesef. Konyaspor’un bir “radikal”e ihtiyacı var. “900 bin Euro bonservisine, yıllık nerden baksanız 300 bin Euro da kendisine verilen Robak’ı bu takımda oynatacağımıza, Feyyaz gibi bir gence daha fazla kredi açarız” diyerek yönetimi ikna edecek bir radikal var mı acaba? Sahada yaptıkları O’nu transfer edene de şu an oynatana da “güzel temenniler” gitmesine neden oluyor.

Adı geçmişken Feyyaz’dan bahsetmeden olmaz. Teknik Direktör Osman Özdemir Serbay’ın yerine Recep’i monte etti. Serbay’ın vasat performansına Recep’in de attığı güzel gole bakılınca tercihin doğru olduğu ortada. Serkan Şahin’in yerinde ilk kez ilk on birde başlayan Feyyaz da, gelecekte çok iyi bir oyun kurucu olabilecek yetenekte olduğunu gösterdi. Recep ve Feyyaz’a bakınca Osman Özdemir’in Serbay’ı oyuna almasına anlam veremedim. Konyaspor’da birkaç hafta yedek kulübesinde oturtularak rehabilite edilmesi gereken asıl isim maalesef Ali Dere. Osman Hoca Recep’in Robak’tan daha fazla ya da en azından onun kadar gol bölgesinde oynamayı hak ettiğini görmeli.

Recep ve arkadaşları, özverili tecrübelilerle birlikte bu takıma bu sene hiç beklenmedik bir güzellik yaşatıyorlar. Gaziantep Belediye galibiyeti de üç beraberliğin üzerine çok güzel oldu. Dile kolay, Konyaspor’un kadrosunda kaybetmek nedir bilmeyen “bir grup aslan” var. Gençlere, ağabeylerine ve maçtan sonra kötü oynayıp şansla kazandıklarını söyleyebilen Osman Özdemir’e tebrikler…

S.Akyuz/Memleket

Frimpong, Wolves Yolunda


Sunday Mirror, Ocak ayında kiralanmasına neredeyse kesin gözüyle bakılan Emmanuel Frimpong'un en avantajlı talibinin Wolverhampton Wanderers olduğunu duyurdu.

19 yaşındaki oyuncu sezon başında Alex Song'un kırmızı kart cezasıyla birçok maçta forma giymesine karşın Song'un dönüşüyle beraber kendisini kulübeye mahkum bulmuştu.

Kendisinin mücadeleci yapısıyla takımda Song'u aratmayacağından emin olmama rağmen tecrübe eksikliği nedeniyle yaptığı hataları öğrenmesi amacıyla kiralanmasının mantıklı olduğunu düşünüyorum. Hele ki Championship yerine Premier Lig'de oynayacak olması da gelişimini önemli etkileyecektir.

Song'un Kamerun Milli Takımıyla Afrika Uluslar Kupası'na katılamıyor ve Ocak ayında takımda kalacak olması nedeniyle kiralanmasının yolu açılmış oldu. Bu sezon geçireceği dönemle birlikte gelecek sezon takıma çok daha olgun ve güçlü dönerek takıma önemli katkılarda bulunabilir.

Frimpong aynı zamanda Norwich ve Swansea tarafından da isteniyor. Ancak Wolves menajeri Mick McCharty'nin daha avantajlı olduğu konuşuluyor.
Emrah Partal / Genc Arsenal

Seviyoruz Sormadan, Yeniyoruz Kasmadan: Wigan Athletic 0-4 Arsenal


Elimde olan nedenlerden ötürü maçın ilk 10 dakikasını kaçırmak zorunda kaldım. Ama kaçırdığım bölümde önemli pozisyon yaşanmadığını aksine bizim için olumsuz sayılabilecek şekilde Wigan'ın %61'lik bir topla oynama yüzdesi bulunuyordu. İlerleyen bölümlerde ise Arsenal biraz daha topu tutarak maçın kontrolünü ele geçirmeye başladı. Fakat yine de beklediğimiz Arsenal temposunda oynanmayan bir karşılaşmaydı. Her ne kadar Manchester City karşısındaki kadro olmasa da sahada sanki oyuncular üzerinde bir moral bozukluğundan kaynaklı bir durgunluk vardı.

Szczesny
Koscielny-Mertesacker-Vermaelen-Santos
Song-Arteta
Ramsey
Walcott-Van Persie-Gervinho

Yeterli tempoyu yaratamamamıza rağmen hafif bir baskı sonrasında hata yapmaya meyilli Wigan, Arteta'nın orta sahadan topu bomboş aheste aheste getirişini seyretti. Arteta yaklaşık 25 metreden yaptığı vuruşla Al Habsi'yi avlamayı başardı. Al Habsi'nin yetişebileceği bir topa müdahele edemediğini de belirtelim. Bir dakika sonra ise kazanılan korner vuruşda çokta başarılı olmayan bir ortada Vermaelen topa arka direkte kafayı vurarak farkı ikiye çıkardı. Bu golde de Al Habsi kapattığı yerden yavaş vurulmuş bir kafadan golü yediği için hatalı gösterilebilir. Açıkçası çokta oynamadan 2-0'ı bulmuş olduk ilk yarım saatte.

Vermaelen'in kornerden attığı gol ise Arsenal'in Premier Lig maçlarında üst üste 179 korner atışından gol üretememesi istatistiğini sona erdirdi. Vermaelen bu golle Van Persie'nin gol atamadığı maçlarda sahne alarak onun boşluğunu doldurmaya başladı. Açıkçası kendisini forvette oynamasının hiçbir sakıncasının olmayacağını düşünüyorum. Örneğin Chamakh yerine.

İlk yarının son diliminde de topun kontrolü Arsenal'de gol arayan Arsenal'di. Wigan iki golle birlikte resmen maçtan koptu. Maça dair bir umutları olduğunu düşünmüyorum. Fakat Arsenal'in maçı zora sokma alışkanlığı nedeniyle ikinci yarıda bir gol yiyip maç 2-1'e gelirse işler terse dönebilir ve bu nedenle üçüncü golü bulmamız gerekiyordu.

İkinci yarıda Wigan tahminimce yapılan devre arası gaz konuşmasıyla biraz daha aktifti ilk yarının sonlarına göre. Maçı 2-1'e getirebilecek fırsatları yakaladılar. Hatta maç boyunca en iyi dakikalarını ikinci yarı başlarında oynadılar. Ancak bu futboldan skora ilişkin bir şey elde edemedikleri için Arsenal bulduğu ilk fırsatta farkı üçe çıkardı. Robin Van Persie'nin kendisi için yaptığı harika hareketler sonrasında çektiği şut kaleci Al Habsi'den döndü ve seken topu Gervinho boş ağlara gönderdi.

3-0'dan sonra oyun artık bitse de gitsek tadına oynandı iki takım içinde. Arsenal bir gol daha atayım diye zorlamazken Wigan da atabilirsem şeref golünü atarım diyerek mücadele etti. Bir ara başlayan etkili yağış Wigan tribünlerindeki göz yaşlarını gizlemeye yardımcı oldu. 79. dakikada yine Walcott&Van Persie A.Ş. farkı dörde çıkaran golün baş aktörleri olmayı başardılar.

Walcott böylece 2011 yılında yaptığı 9 asistin 8'ini Van Persie'ye yapmış oldu. Ayrıca Robin Van Persie, 2011 yılında Premier Lig maçlarında toplam 40 golde asist veya golü atan olarak bu alanda en yakın rakibine 14 gol fark atmış durumda. Bu istatistiği bazılarınız okumaktan sıkılmış olabilir ama ben yazmaktan sıkılmayacağım. Robin Van Persie 2011 yılında 32. Premier Lig golünü attı.

Sonrasında Wenger üç değişiklik birden yaparak maçı bitirdiğini işaret etti. Coquelin, Benayoun ve Arshavin oyuna girerken Walcott, Gervinho ve Song kenara alındı. Alex Oxlade-Chamberlain'in oyuna girmeyişi ve Robin Van Persie'nin oyunda kalması şaşırtıcıydı. Maçta kalan bölümlerde de oyun değişmedi. Arsenal taraftaları yapılan paslara oley çekerek maçı tamamladık.

Manga'nın Bitti Rüya isimli şarkısını ise bu sezon ligde kalması zor görünen Wigan'a göndersek iyi olacak sanırım. Seviyoruz sormadan, yeniyoruz kasmadan, dayan Wigan dayan, bitti rüya.

Bu galibiyetle birlikte Premier Lig'deki yenilmezlik serimizi 7 maça çıkardık. An itibariyle puan durumunda Newcastle'ı geride bırakarak 5. sıraya yerleştik. Dördüncü sırada bulunan Chelsea ile aramız sadece iki puan. Bu açıdan hedefimiz olan ilk dörde çok yakınız. Bunu başardıktan sonra geriye kalan turnuvalarda gidebildiğimiz yere kadar gitmek kalıyor.
Emrah Partal / Genc Arsenal

2 Aralık 2011 Cuma

Akşama Söyleşi...


Bizim odaya Dağhan Irak geliyor, bir uğramasak olmaz. Akşama oradayım, İzmirliler gelin, söyleşi güzel olur. Dağhan Irak faktörüyle tabii ki;



SÖYLEŞİ

Endüstriyel futbola karşı
bAŞKa türlü bir şey bizim
istediğimiz…

Futbol, Tribünler ve Taraftarlık

Tarih : 02
Aralık
2011, Cuma

Saat : 19.30
Yer : MMO Tepekule Kongre ve
Sergi Merkezi –
İZMİR

YA BASTA ! Taraftar Grubu

Bilgi İçin :
0.232.462 33 33 –
136

Related Posts with Thumbnails