Milan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Milan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mart 2012 Çarşamba

Galiptir Bu Yolda Mağlup: Arsenal 3-0 Milan


Arsenal maça maç öncesinde tahmin ettiğim on bir ile başladı. Mümkün olan en ofansif kadro ile sahaya çıktı. Milan gibi bir İtalyan takımına karşı dört farklı bir galibiyet almanız gerekiyorsa yapmanız gereken de budur zaten. Tomas Rosicky ve Kieran Gibbs'in kondisyon testini başarıyla geçmelerinin ardından ilk on bire alındılar. Yedek kulübesinde ise geçtiğimiz haftalarda Türk Milli takımında forma giyeceğini açılayan Oğuzhan Özyakup bulunuyordu.

Szczesny
Sagna-Koscielny-Vermaelen-Gibbs
Song
Rosicky-Chamberlain
Walcott-Van Persie-Gervinho

Arsenal maça beklenildiği gibi son derece atak başladı. Henüz ilk dakikalarda üst üste kornerler kazandı ve bu kornerlerin birinde Alex Oxlade-Chamberlain'in ortasında Laurent Koscielny bomboş kafa vuruşunu yaptı ve henüz 6. dakikada tam da Arsenal'in istediği gibi 1-0 öne geçti. Maçın hakemi ise ilk on beş dakikada Van Bommel, Sagna ve Gibbs olmak üzere maçtaki beş faule üç sarı kart çıkardı.

İlk yarıda ikinci bölümde de Arsenal'in atakları devam etti. Van Persie ceza sahası dışından çektiği şutta Abbiati'yi geçemedi. Milan ise savunma arkasına uzun toplarla Ibrahimovic'in kaçırmaya çalıştı. Bunların büyük bir bölümü ise ofsayt kuralına takıldı. 26. dakikada Walcott'un kanattan yaptığı dribling sonucunda gelişen atakta savunmanın uzaklaştıramadığı topta Rosicky golünü attı ve farkı ikiye çıkardı. Arsenal oyunu forse ederken Milan takımı ise maçın bitmesi için elinden geldiğince yavaş oyunu tercih etti.

Son bölümde de Arsenal yine aynı oyununu sürdürmeye devam etti. Milan'ın her hatasından pozisyon yaratmaya çalışırken Oxlade-Chamberlain harika hareketlerle ceza sahasına girdi ve Mesbah tarafından düşürüldü. Penaltı vuruşunda topun başına geçen Van Persie golünü attı ve skoru 3-0 yaptı. Milan son dakikada Shaarawy ile net bir fırsat yakalasa da Szczesny kalesini zamanında terk ederek açıyı daralttı ve topu auta vurmasına neden oldu.

İlk yarı Arsenal'in belki de istediğinden daha iyi gitti. Üstelik topla oynama yüzdemiz %48'de pas isabet oranımız ise %77'de kaldı. Milan ise %84 pas oranı tutturdu. Arsenal rakip kaleye 6 şut çekti. Bunların 5'i isabetli olurken üçünde golü bulmayı başardı. Milan'ın ise kaleyi bulan şutu bulunmuyor. İlk yarıda son derece iyi olmamıza rağmen Ibrahimovic'in kendisine atılan tüm hava toplarını almış olması tek olumsuzluk olarak gösterilebilir. Takım halinde ise Milan hava toplarının %80'ini kazandı.

İkinci yarıya her iki takımda aynı on birlerle başladı. Milan ikinci yarıda biraz daha top yapmaya pozisyon aramaya çalıştı. Milan tehlikeli sayılabilecek pozisyonları da bulmaya başladı. Ama Arsenal'in iyi oyunu golü önledi. 58. dakikada ise Rosicky kazandığı top ile takımını atağa kaldırdı. Gervinho biraz ağır kalmasına rağmen çektiği şutta savunmadan seken top Abbiati'nin ayaklarına çarptı. Ardından Van Persie topu kalecinin üzerinden aşırtmak istedi ama Abbiati son anda eliyle golü engelledi.

61'de Szczesny'nin inanılmaz hatasında Ibrahimovic boş kaleye topu auta gönderdi. Milan her geçen dakika topun daha çok hakimi olmaya başladı. İlk yarıda %48 olan topla oynama yüzdesini %55'e kadar çıkarttı. Rosicky'nin enerjisinin büyük bölümünü ilk yarıda kullandığından oyundan kopmaya başladığı bölümlerde Milan orta sahada daha çok boş alan bulmaya başladı. Allegri orta saha açığından faydalanmak için Aquilani'yi oyuna aldı. Gole ihtiyacı olan Wenger ise Alex Oxlade-Chamberlain yerine Chamakh'ı oyuna aldı. Milan 74. dakikada Nocerino ile gole hiç yaklaşmadığı kadar yaklaştı ama Arsenal'in şansı yerindeydi ve Szczesny'nin ayaklarına çarpan top ağlara gitmedi.

Gelmeyen gol takımın üzerindeki baskıyı giderek arttırmaya başladı son bölümde. 82'de ise sakatlanan Walcott yerine Park Chu-Young oyuna dahil oldu. İlk yarıda sadece iki şut çeken Milan ikinci yarıda tam 11 şut gönderdi Arsenal kalesine. İlk yarıdaki ekstra efor maalesef Arsenal'in ikinci yarıdaki düşüşünün nedeniydi.

Oyuncu falan değerlendirmeye gerek yok. Maçın hakemi kesinlikle Milan için çalıştı. Saçma sapan hareketlerde Milan'lı oyuncular kendilerini ne zaman yere bıraksa faulü çaldı. Ne zaman Arsenal'li oyuncular pres yapsa faul çalarak engelledi. Aynı hareketler Arsenal'e yapılırken ise görmezden geldi. Aslında bunlar belki ayrıntı sayılabilir. Ama maçın sonuna 3 dakika ekleyip 92:12'de maç bitirmek nedir? Bu maç tamamen hakemin taraflı yönetiminin kurbanı olmuştur. Derseniz ki rakibe penaltı mı verdi gol mü attırdı? Zaten kurnaz hakem uyanık hakem maçı böyle bir takıma verir. Oyunu onun lehine yöneterek. Bariz bir hatayla takıma maç vermek kendisinin sonu olur. Zaten ilk maçta da ofsayttan atılan bir gol ve uydurma bir penaltı ile gelen gol var ki dillere destan.

Bu da Arsenal'in bir kez daha Şampiyonlar Ligi'ne hakem hatalarıyla veda etmesi olarak tarihe geçti. Daha önce Liverpool eşleşmelerinde verilen anlamsız kararlar, Barcelona maçında Van Persie'ye düdükten sonra topa vurdu diye verilen ikinci sarı kart ve kırmızı kart. Ne diyelim sağlık olsun.

Diyecek bir şey yok. Zaten bir mucize peşindeydik. Çokta yaklaştık ama maalesef bazı faktörlerden dolayı olmadı. Açık şekilde gösterdik ki Arsenal gerekiyorsa başarabilir. Artık bu maçı geride bırakarak ligde Şampiyonlar Ligi potasında kalarak gelecek sezon yeniden bu arenada mücadele etmeye çalışmamız lazım.

Emrah Partal / GencArsenal

6 Mart 2012 Salı

Arsenal-Milan Maçı Öncesi #2

Açıkçası ben sadece Şampiyonlar Ligi'ndeki son maçımızı keyif almak için izleyeceğim. Her ne kadar Arsene Wenger'in olsun oyuncuların olsun bu maça dair inançları olsa da mantık çerçevesinde düşünüldüğünde şu maçı kazanmamız orta derecede bir ihtimal iken turu geçebileceğimize inanmak tamamen duygusallıktan kaynaklanabilir. Hiç olmadı güzel bir galibiyetle ilk maçın tesadüf sonucu o hale geldiğini kanıtlamak daha önemli.

Arsenal'de savunmada yaşanan krizin geçmesinin ardından virüs şu anda orta sahaya yayılmış durumda. Liverpool maçından sonra hastalanan Yossi Benayoun, Henderson'ın darbesiyle hastaneye kaldırılan Mikel Arteta ve sakatlığı nükseden Abou Diaby, Milan kadrosunda yer alamayacaklar. Yine hafif sakatlıkları bulunan Tomas Rosicky ve Kieran Gibbs ise son testleri geçebilme ihtimallerine karşılık olarak kadroya alındılar. Aaron Ramsey, Francis Coquelin, Per Mertesacker ve Andre Santos ise sakatlıkları devam eden isimler.

Milan'da ise ilk maçta sakatlanan Kevin-Prince Boateng ve Clarence Seedorf'un hala iyileşmemesi ve Massimo Ambrosini kart cezası nedeniyle bu maçta forma giyemeyecekler. Bununla birlikte Alberto Aquilani uzun süren sakatlığının ardından 13 Ocak'ta ilk kez kadroya alınmıştı. Urby Emanuelson da bileğinde ağrının ardından hafta sonu kazanılan 4-0'lık Palermo maçında ilk on birdeydi. Eğer Emanuelson riske edilmez ise Stephan El Sharawy forma giyebilir. Hücum oyuncularından Maxi Lopez ve ilk maçta sakatlanan Pato da sakatlıklarından kurtulamadılar ve bu maçın kadrosunda değiller. Savunmada ise Alessandro Nesta aynı durumda. Eski Arsenal'li Mathieu Flamini antremanlara başlamış ise de muhtemelen bu maçı kaçıracak.

Szczesny
Sagna-Koscielny-Vermaelen-Gibbs
Song-Rosicky
Walcott-Chamberlain-Gervinho
Van Persie


Arsene Wenger: "[Arsenal'in Avrupa Kupalarında oynadığı son 19 karşılaşmanın 6'sında dört farklı ve üstü galibiyetler almasından referans ile] Bu istatistikleri seviyorum. Gol atabiliyoruz. Bu özelliğimizi kullanarak bunun için uğraşacağız. Kazanmak için her şeye sahibiz. Şu anki skor daha biz maçımızı oynamadan belirlenen skor ve bunu değiştirebiliriz. Hayal dünyasında yaşamıyorum. Kolay bir iş olmadığını biliyorum. Üst düzey bir takımsanız yüzde beşlik bir ihtimal de olsa o ihtimale inanarak hareket etmelisiniz. Emin olun biz hala şansımızın sona erdiğini düşünmüyoruz."

Massimiliano Allegri: "Zlatan Ibrahimovic (hafta sonu hat-trick yaptı) harika işler yapıyor. En iyi form durumunda. Üç maç ceza ona iyi geldi. Bence büyük oyuncularınız olmadan Şampiyonlar Ligi'ni kazanmak imkansız. Büyük oyuncularınız olmadan bunu asla yapamazsınız. Bu Arsenal için de Milan için de herhangi bir takım için de geçerli. Büyük isimler almalısınız. Milan'da bizim liderimiz Zlatan Ibrahimovic. Geçen sezona kadar sahadaki karakterimizi Gattuso sergiliyordu. Şimdi ise Mark Van Bommel ve Thiago Silva."


Allegri'ye şunu hatırlatmak isterim ki 2004 yılındaki finalde ne Monaco'nun ne de Porto'nun kadrosu o yılın en iyi 10 kadrosu arasında yer almıyordu. Ya da 2010 yılındaki Bayern Münih-Inter finalini kimse beklemiyordu sanırım. Bu nedenle belli bir standardı ve takım ruhunu oluşturan her takım Şampiyonlar Ligi'nde sonuca gidebilir.


Öncelikle şunu hatırlatalım ki Şampiyonlar Ligi tarihinde eleme turlarında 4-0'tan tur atlayan bir takım yok. Avrupa Kupalarında bunu yapan son takım ise 1985 yılında Real Madrid. Borussia Monchengladbach karşısında 5-1'lik mağlubiyetin ardından 4-0'lık galibiyetle turu atlamıştı.

Bununla birlikte Milan, 2003/04 sezonunda çeyrek finalde Deportivo La Coruna karşısında ilk maçı 4-1'lik skorla kazandıktan sonra ikinci maçı 4-0 kaybedip elenerek, Şampiyonlar Ligi'nde ilk maçta üç farklı avantaj elde ederek elenen tek takım olmasıyla ünlü.

Sıradan ve kafa yoran istatistikleri yazmadan bu kısmı da bitirelim. Benim açımdan sezonun son Şampiyonlar Ligi maçını güzel bir galibiyetle tamamlamak yeterli olacaktır. Turu geçme hayalleri ile maçı izlemenin ve strese girmenin gereği yok. Keyfini çıkarmaya bakın bu maçın. Daha sonra da ligde kalan maçlarımızla birlikte ilk dördü garantileyip üçüncülük yarışının heyecanını yaşayabiliriz.

Emrah Partal / GencArsenal

17 Şubat 2012 Cuma

Kaybedilenler : Milan 4-0 Arsenal


Maç benim ya da herhangi birinin beklemediği kadar tempolu başladı. Şampiyonlar Ligi'nde eleme turu maçlarına geçildiğinde ilk maçlarda oynanan futbol genelde ikinci maçı bekleyelim şeklinde olurdu. Buna karşın her iki takımda son derece hücumu düşünen ve hızlı bir futbol oynayınca çok çabuk bir ilk yarı geçti.

Szczesny
Sagna-Koscielny-Vermaelen-Gibbs
Song-Arteta
Walcott-Ramsey-Rosicky
Van Persie

İki takımda orta saha yuvarlağında rakip tarafından baskıya maruz kalmada topu rakip sahaya çok rahat geçirdi. Milan ileride daha hareketli bir oyun düzeni kullanarak boşa kaçan elemanlarıyla daha rahat pozisyon yakaladı. Arsenal ise topu getiren ismin topu atabileceği tek isim her zaman ilerideki Van Persie oldu. Van Persie ise bulunduğu yerde en az üç Milan'lı oyuncunun markajındaydı. Rosicky'nin ceza sahası dışından kaleyi bulmayan şutu ile ilk denemesini Arsenal yaparken, Milan Ibrahimovic'in sahanın her yerinde olduğu ve top dağıtıcı rolünü üstlendiği sistemiyle pozisyon aradı.

Buna karşın Milan'ın kaleyi tutan Szczesny'nin bir şutu yok iken atılan geri pasta Szczesny'nin orta sahayı geçmeyen topu hızlı bir Milan atağına dönüştü ve Prince-Boateng aldığı pası iyi değerlendirerek topu ağlara gönderdi. Golden sonra Arsenal maçın başına oranla oyundaki kontrolü Milan'a kaptırmaya başladı. Milan'ın hücum hattı sürekli olarak yer değiştirerek Arsenal savunmasının dikkatini dağıtıp hızlı paslarla pozisyonlar buldu. Arsenal ise ilk yarı boyunca Van Persie'ye top atma görevini kimin yapması gerektiğini takım içinde aramaya çalıştı.

Her geçen dakika Milan, Arsenal savunmasını ve orta sahasını daha çok zorlayarak oyunun tek hakimi olmaya başladı. Arsenal'li oyuncuların basit oynamak yerine zoru seçmesi de yaşanan durumda etkili oldu. 38. dakikada ise pozisyon başlangıcının ofsayt olduğu bir pozisyonda Ibrahimovic'i takip etmekte zorlanan Sagna, rakibinin ceza sahasına kadar girerek Robinho'ya asist yapmasını 2-3 metre arkasından izledi. İlk yarı bitene kadar da Milan net fırsatlar yakaladı.

İlk yarıda Arsenal kötü diyemiyorum. Ama Milan aşırı derecede tempolu, net paslarla akıcı bir futbol oynadı. Bu kadar iyi oynadıkları bir ilk yarıyı 2-0 önde kapatmaları hiç de sürpriz değildi. Bu oyunlarında Arsenal'in payını çok fazla da göremiyorum. Son derece iyi hazırlanmışlar ve konsantrasyonları son derece yüksekti. İlk yarının kayıp ismi Walcott'tu.

İkinci yarıya gole ihtiyacı olan Arsene Wenger, Walcott - Henry değişikliği ile 4-4-2'ye dönmeyi denedi. Ancak ilk yarının hemen başında 50. dakikada yine Ibrahimovic'in geliştirdiği atakta Robinho, Vermaelen'in kayıp düşmesinden faydalanarak ceza sahası dışından şutunu çekti ve farkı üçe çıkardı. Maç boyunca Milan oynadı Arsenal izledi.

64. dakikada Arsenal en net tehlikesini yarattı. Henry'nin topuk pasına Van Persie harika bir vuruş yaptı ama Abbiati topu köşeden çıkarmayı başardı. Bu pozisyonda girmeyince bırakalım artık dedim. Çok net bir gol şansıydı. Ardından Gibbs yerine Oxlade-Chamberlain oyuna dahil oldu. Bu hamle ya herro ya merro hamlesi olarak Wenger'in son şansıydı.

79'da Milan kazandığı penaltı vuruşunda Ibrahimovic ile farkı dörde çıkardı ve turu Milano'da bitirdi. Arsenal son bölümde Robin Van Persie ile bir fırsat daha yakalasa da Abbiati'yi geçemedi ve skoru değiştiremedi.

Milan ben izlemeyeli çok değişmiş. Bütün sezon böyleler miydi bilemiyorum ama bu akşam ki oyunları ile kupaya uzanabilecek takım izlenimi yarattılar bende. Arsenal kesinlikle kötü oynadığı için bu maçı kaybetmedi. Milan mükemmele yakın bir futbol oynadı ve şanssızlık nedir bilmedikleri için maçı kazanmayı başardılar. İstediklerinden bile fazlasını elde ettiler. İkinci maça iki takımda yedek oyuncularıyla çıkabilir bu dakikadan sonra. Hiçbir futbol mucizesi turu Arsenal'e getiremez artık.

Şampiyonlar Ligi'nden de elendiğimize göre haftasonunda FA Cup maçında varımızı yoğumuzu göstermeliyiz. Elimizde kalan tek fırsatı da yarı final ya da final oynamadan kaybetmek moralleri fena bozar. Ligde ilk dört hedefimizde de emin adımlarla ilerlemek için bu maçı unutmak lazım. Henry'i böyle uğurlamasak iyi olurdu ama kısa zamanda bize yaşattıkları için teşekkürü bir borç biliriz.

Emral Partal / Genc Arsenal

14 Şubat 2012 Salı

Milan - Arsenal Maç Öncesi

Yaklaşık 1,5 ay aradan sonra yeniden Şampiyonlar Ligi atmosferine dönüş yapıyoruz. Wenger'in kura sonrası yaptığı açıklamada değindiği gibi erken bir eşleşme oldu. Belki de turun en zorlu ve heyecan verici eşleşmesi bu iki maç olacak.

Maç öncesinde Arsenal'de hafta sonunda sakatlanan Per Mertesacker tek olumsuz haber olarak gösterilebilir. Durumu hala netlik kazanmamış olsa da en az bir ay sahalardan uzak kalacağı söyleniyor. Bununla birlikte sakatlıktan geçtiğimiz hafta kurtulan Kieran Gibbs'in bu maçta fiziksel ve mental olarak forma giyebileceği Wenger'in ağzından açıklandı. Bu şekilde Thomas Vermaelen'in sol bekteki zorunlu görevini Kieran Gibbs'e bırakarak esas rolü stopere döneceğini söylemek zor değil. Milan maçıyla ilgili olmasa da Jack Wilshere'in de Mart sonunda sahalara dönebileceği konusunda gelişmeler mevcut. Bu turu geçmemiz halinde çeyrek final eşleşmesinde forma giyme şansı doğacak.

Milan'ın sakat isimleri ise Arsenal kadar mevcut. Gennaro Gattuso sakatlığı nedeniyle bu maçta forma giyemeyecek. Zaten kendisi Milan formasını bu sezon biri sonradan oyuna girmek olmak üzere iki kez giyebildi. Milan'ın hücum hattını besleyen isimlerden olan Alexandre Pato'nun ise sakatlığı olmakla beraber maçta oynayıp oynayamayacağı belli değil. Milan'ın orta sahasını tek başına toparlayan Kevin Boateng de Pato ile aynı kaderi paylaşıyor. Sakatlığı var ama durumu net değil. Orta sahanın savunmaya dönük ismi Liverpool'daki yokluğu ile yakından tanıdığımız Alberto Aquilani ayak bileğindeki sorun nedeniyle bu maçta yok. Bu sezon Milan'a daha çok Ibrahimovic'e yaptığı asistlerle yardımcı olan ikinci forvet Antonio Cassano geçtiğimiz Kasım ayında kalp rahatsızlığı nedeniyle geçirdiği ameliyat sonrasında forma giyemiyor. Savunmanın en önemli isimlerinden Alessandro Nesta'nın da bir sakatlığı bulunuyor. Bunlardan başka 3-4 sakatı daha var Milan'ın ancak bu isimler zaten fazla forma şansı bulabilen isimler değil.

Tur öncesinde futbolcular ve teknik direktörler tarafından turla ilgili yapılan açıklamalara kısaca değinelim.


Arsene Wenger, kura sonrası yaptığı açıklamaya paralel olarak tur şanslarının %50-%50 olduğunu söyledi. Maça iyi başlamak ve sahanın her tarafında savaşmak zorunda olduklarına dikkati çekti. Henry'nin bu maçta da Arsenal'e yardımcı olabileceğini söyleyen Wenger, Henry'nin takımdan ayrılmasına üzüldüğünü, kendisini takıma kazandırmadan önce bu kadar katkı sağlayabileceğini düşünmediği açıkladı.

Wenger ayrıca Milan'ın etkili forveti Zlatan Ibrahimovic'e de övgü dolu sözler yağdırdı. Ibrahimovic'in harika bir oyuncu olduğunu belirten Wenger, kazandığı başarılara bakıldığında kendine olan güveninin ne kadar etkili olduğuna dikkati çekti. Kendine olan güveni ile büyük maçları çevirebilecek kapasitede bir oyuncu olduğu şeklinde açıklamalarda bulundu. Zlatan'ın kariyerine başlamadan önce Arsenal ile antremanlara çıktığı sırada bu durumun farkına vardığını ama kendisinin Ajax'ı tercih ederek harika bir kariyere sahip olduğunu söyledi.

Maça stoper olarak başlaması beklenen Thomas Vermaelen ise turun en önemli eşleşmesinin bu maç olduğunu söylerken, rakibin bu kupada harika bir geçmişe sahip olduklarını, rakibin iyi oyunculara sahip olduğunu, ligde iyi gittiklerini, kolay olmayacağını ama turu geçecek tarafın Arsenal olduğuna inandığını belirtti.

Aaron Ramsey ise deplasmanda atacakları bir gol ile Emirates'te önemli bir avantaj yakalayabileceklerini söyledi. Ramsey ayrıca iki maça da hazır olduklarını ve turu geçeceklerine inandıklarını açıkladı. Şakayla karışık Ramsey umarım Milan'a gol falan atmaz. Milan'a deplasmanda attığı gol ile en az dünyaca ünlü üç ismi kaybedebiliriz.


Geçtiğimiz sezon başında takımın başına geçen ve geçen sezon Milan'ı şampiyon yapan teknik direktörü Massimiliano Allegri ise Arsenal'in etkinliğinin farkında olduklarını, savunmada her iki maçta da dikkatli olmaları gerektiğini, Arsenal'in tek silahının Robin Van Persie olmadığını bildiklerini söyledi.

2007-2009 yılları arasında Tottenham Hotspur forması giyen Kevin Prince-Boateng maç öncesinde cesur açıklamalarda bulundu. Arsenal'den korkmadığını, dengesiz bir takım olduğunu, bir gün harika bir futbol oynarken bir gün ne oynadığını bilmez bir takıma dönüştüğünden bahsetti. Arsenal'in kupasız kalmasını ise klasik şekilde deneyimsizliğe bağladı.

Milan savunmasının en önemli ismi Thiago Silva, Arsenal'de Robin Van Persie'den çok Thierry Henry'den çekindiğini açıkladı. Henry'nin Arsenal ve Fransa ile harika işler yaptığını, kendisine en ufak bir fırsat bile verilmesi halinde cezayı kesebilecek yeteneğe sahip olduğunu söyledi.


Milan'ın deneyimli orta saha oyuncusu Clarence Seedorf'da Boateng ekseninde açıklamalar yaptı. Arsenal'in tahmin edilemez bir oyun oynadığını, Chelsea gibi çok büyük bir maçı 5-3 kazanabilirken daha küçük takımlara mağlup olabildiğinden bahsetti. Arsenal'e saygı göstermek zorunda olduklarını ve rakibi küçümseme gibi bir lükse sahip olmadıklarını belirtti. Arsene Wenger'in harika bir teknik direktör olduğunu söyleyen Seedorf, tek kusurunun kadroyu yeterince deneyimli oyunculardan kurmadığından dert yandı.

Arsenal bundan 4 yıl önce Milan'ı turun dışına itmeyi başarmıştı. San Siro'da Fabregas ve Adebayor'un golleriyle bu stadda maç kazanan ilk İngiliz takımı ünvanını alırken rakibini de Şampiyonlar Ligi'nin dışına itmişti. Ancak o maçtaki Arsenal on biri ile şimdiki on bir arasında büyük bir revizyon yaşanmış durumda.

2008 yılındaki kadro;
Almunia
Sagna - Senderos - Gallas -Clichy
Flamini
Eboue - Diaby - Fabregas - Hleb
Adebayor

Yarın akşam ki muhtemel on birimiz;

Szczesny
Sagna-Koscielny-Vermaelen-Gibbs
Song
Ramsey-Arteta
Walcott-Van Persie-Chamberlain

Yedekler: Fabianski, Coquelin, Djourou, Benayoun, Rosicky, Arshavin, Henry.


Görüldüğü üzere tek isim Bacary Sagna. Her iki takım arasında olumlu olumsuz farklar var. Şimdi bu kadar yazının üstüne bir de bunları yazarsam sanırım sıkılırsınız bu nedenle bu alana girmeyeceğim.

Milan ligde iki maç fazlasıyla Juventus'un önünde lider ve ligin açık ara en çok gol atan takımı durumunda. Milan'ın şu anda en etkili iki ismi Zlatan Ibrahimovic ve Robinho. Sakatlıkları bulunan ve durumları belli olmayan Pato ve Boateng ise diğer tehlikeli oyuncuları. Arsenal savunmasının fizik gücüyle mücadele eden forvetlere karşı zaafı Ibrahimovic konusunda beni düşündüren tek etken. Yoksa diğer oyuncuların Vermaelen, Koscielny ve Song üçlüsüyle durdurulabilme ihtimallerinin bulunduğunu düşünüyorum.

Arsenal'de ise Robin Van Persie yine en önemli silahımız olarak görünüyor. Son maçlarda aldığı süreyi çok da iyi değerlendiremeyen Oxlade-Chamberlain'in bir fark yaratabileceğini umuyorum. Son iki maç ilk on birde başlayıp 90 dakika forma giyen ve yıpranan Rosicky'nin bu maçta Ramsey'e yerini bırakacağını skor ihtiyacı gerekirse oyuna ikinci yarıda dahil olabileceğini tahmin ediyorum.
Related Posts with Thumbnails