1 Ocak 2012 Pazar

Fulham - Arsenal Maç Öncesi

İlk yarıdaki maçta Fulham son derece başarılı bir savunma örneği sergileyerek maçı 0-0'a bağlamayı amaçlamıştı. Bunu başarmaya da çok yaklaşmışlardı ama Vermaelen iki kaleye de birer gol atarak skoru 1-1 olarak belirledi.

Yeni yıla dördüncü olarak girdik ve dördüncü olarak kalmak için böyle maçları (tıpkı Aston Villa gibi) öyle ya da böyle kazanmamız lazım. Fulham şu anda formsuz bir durumda ve oynadığı son beş Premier Lig maçında sadece Bolton'ı yenmeyi başardı.

Arsenal'de sakatlıklara bir yenisi daha eklendi ve Vermaelen'in 2-3 hafta sahalardan uzak kalacağı açıklandı Wenger tarafından. Bu da Vermaelen'in, Manchester United maçını kaçırması anlamına geliyor. Fulham maçından çok bu maç açısından üzüldüm açıkçası. Diğer sakat oyuncuları ise artık saymıyorum. Siz de sıkıldınız ben de sıkıldım gerçekten.

Vermaelen'in de sakatlar kervanına katılmasının ardından Wenger savunmaya transfer yapacağına dair sinyaller verdi. Ancak bu transferin kiralama olacağını da belirtti. Gelebilecek olan tepkilere de önceden, takımda bu kadar savunma oyuncusu varken yeni bir savunmacıyı 3-4 yıllığına takıma dahil edemeyiz diye konuştu.

2 aylığına takıma dönen efsane Thierry Henry'nin bu maçta kadroda olması bekleniyor. Bu maçta Wenger onu kullanır mı bilmiyorum ama kendisine çok fazla yüklenilmemesi gerektiğini söylediğini hatırlatayım. Gervinho ve Chamakh'ın Afrika Uluslar Kupası öncesinde son maçları olma olasılığı yüksek olan maçta Henry'i sahaya sürerek onları kırmak istemeyecektir.

Fulham yine ilk maçtaki gibi beraberliğe razı bir oyun sergileyecektir. Bu oyunu çözmek için kesinlikle Rosicky ve Benayoun gibi direkt ileriye oynayan bir oyuncuya ihtiyacımız var orta sahada. Arteta ve Ramsey genellikle topu ile gönderen tipte oyuncular. Adam eksilten özellikler Fulham'ı açan koz olacaktır. Bu nedenle fazla çalım atmayı beceremeyen ama o potansiyeli yönünde sahada hareketler sergileyen Gervinho'ya bu maçta çok iş düşecek. Tabi ki her maçtaki bir numaralı gol silahımız olan Robin Van Persie.

Szczesny
Djourou-Mertesacker-Koscielny-Miquel
Song
Ramsey-Arteta
Walcott-Van Persie-Gervinho

Yılı galibiyetle bitirmiştik, yeni yılı da galibiyetle açmak dileğiyle.


Emrah Partal / Genc Arsenal

Kadro Mutlaka Korunmalı


Konyaspor, tarihinin en sıkıntılı transfer dönemini geçiriyor.

Daha öncede yaşamıştık devre arasında yasak nedeniyle transfer yapamamanın sıkıntısını.

Ama bu kez durum çok farklı.

Sezon başından başlayan yasak ikinci dönemine giriyor.

Bu kez eldeki kadronun takviye edilememesi bir yana, kadronun en değerli futbolcularını kaybetme korkusu içindeyiz.

Sezon başında büyük fedakarlık yaparak takımda kalan Hakan Aslantaş bu kez direniyor.

Etik olmayan şekilde Hakan’a yapılan teklifler kafa bulandırıyor.

Evet etik değil bu transfer teklifleri..

Transfer yasağı nedeniyle eli kolu bağlı olan bir kulübün sözleşmesi devam eden bir futbolcusuna kanca takmayı nasıl değerlendirebilirim sizce.

Karabükspor, Bursaspor, Gençlerbirliği ısrarla istiyormuş.

En iyi teklifi yapan takım olan Karabükspor ise Hakan’ın bonservisi için 600 Bin TL’yi gözden çıkartmış.

Hakan’ın kafası karışık.

Kampa katılmak bile istemedi.

Bir şekilde ikna edilerek dünkü çalışmaya çıktı.

Yöneticilerle yapacağı görüşmeyi bekliyor.

Konyaspor istemezse Hakan hiçbir yere gidemez elbette.

Ama gönülsüz kalan bir futbolcunun da takıma ne kadar katkı sağlayacağı tartışılır.

Umarım Hakan’ın gönlü yapılarak Konyaspor’da kalması sağlanır.

Gelelim Gökhan Emreciksin’e.

Sezon başında çıngarı çıkartmıştı.

Uzun süre kadro dışı kaldı.

Ardından dönemin yönetimiyle masaya oturup yeni bir sözleşmeyle devre arasına kadar oynamayı kabul etti.

Şimdi boşta.

Ya Süper Lig, ya da Konyaspor tercihi arasında gidip geliyor.

En çok gitmeyi istediği kulüp olan eski takımı Ankaragücü’nün durumu ortada.

Gökhan’a Ankara’dan ekmek yok.

Gökhan’a Konyaspor’dan iyi bir teklif yapıldığını da biliyorum.

Süper Lig’den çok sürpriz bir teklif olmazsa Gökhan’ın takımda kalma ihtimalini yüksek görüyorum.

Aslında Hakan ve Gökhan ile yaşanan bu sıkıntıdan sonra, bırakın ne halleri varsa görsünler demeyi çok isterdim.

Ama el mahkum ikna etmeye çalışıyoruz.

Çünkü yerlerine oynatabileceğiniz sağ kanat alternatifleriniz maalesef ki yok.

Yönetimin iki ismi Zeki Çimen ve Hasan Dağlı sorunu çözmek için dün akşam Antalya’ya gittiler.

Belki de yazıyı okuduğunuz şu dakikalarda görüşmeler olumlu sonuçlanacak ve Konyaspor 2 yıldızına yeniden kavuşacak.

***

Konyaspor’un devre arası kampı Antalya’da başladı.

Sahalara dönmesini dört gözle beklediğimiz Ertuğrul’da kampta.

İkna edilirlerse Hakan, Gökhan ve Ertuğrul’lu Konyaspor kadrosu zirve yarışını sonuna kadar sürdürecektir.

Bir de bu futbolculara iyi bir kamp dönemi geçirmesini umut ettiğimiz, Recep Aydın, Serbay, Ali Dere’yi ekleyin..

Defansta zaten sorun yaşamayacağı kesin olan Konyaspor, kamp döneminde ofansif yönünü de geliştirirse, ikinci yarı daha çok can yakan bir takım olabilir.

Sözün özü şu:

Kadro korunur ve iyi bir kamp geçirilirse bu takım şampiyonluğun en büyük adayı olur.
TDurmaz/YMeram

Frimpong Wolves'a Kiralandı

Gana doğumlu oyuncu sakatlığı nedeniyle geçtiğimiz sezon gelişimi sekteye uğrasa da bu sezon takımla birlikte 14 maça çıktı.

Frimpong, transfer sezonunun açılacağı gün olan 1 Ocak'ta Mick McCarthy'nin takımına katılacak ve gelişimine katkı sağlayacak olan A takım tecrübesini elde edecek.

Arsenal'e 11 yaşında katılan genç orta saha oyuncusu 2009 yılında Academy Ligi'ni ve FA Youth Cup'ı kazanan takımda Wilshere'in partneriydi. Frimpong ilk kez A takım kadrosuna 2008/09 sezonunda Carling Cup maçında 16 yaşındayken seçildi.

Frimpong da umarım Wilshere'in Bolton'dan geldiği gibi takıma döndüğünde yaptığı gibi takımın vazgeçilmezi olur.

Emrah Partal / Genc Arsenal

Asayiş Berkemal

Konyaspor'da kamp devam ediyor. Yönetimin en büyük mali sıkıntısı, önceki gün ödenecek kamu borcuydu, onu da çözünce rahat bir nefes aldı. İnanın çok sıkıntılı saatlerin yaşandığını, mesai bitimine yakın ödemenin yapılmasıyla büyük bir yükün altından kalkıldığını düşünüyorum. Rakam olarak bilmiyorum ama yazmıyorum, ödenmemiş olsaydı, Konyaspor’un borcunun yarısı kadar bir ek borç daha gelecekti. Yönetim kurulunun içerisinden bu ödemeye yardımcı olan sayıları az kişilere, Konyaspor camiası minnettardır. Bende bir Konyasporlu gazeteci olarak teşekkür ediyorum. Zamanı gelince bu isimler gündeme gelecektir. Bağış olmasa da böylesine büyük paraların emanet olarak tedarik edilip verilmesi bile büyük fedakarlık, taşın altına elini değil, gövdesini koymaktır.

Kampta futbol takımı hazırlıklarını sürdürüyor. Dün gece yılbaşıydı ve yılbaşını futbolcular kampta geçirdiler. Çalışmalar aralıksız devam ettiği kampta, Gökhan’ın takımda kalması sevinçle karşılandı. Gökhan Emreciksin, verdiği sözü tuttu ve Konyaspor’la sözleşmesini uzatıp, hazırlıklara başladı. Sıra Hakan’da. Hakan Aslantaş, Konya’dan uzakta ama, Konya’dan mesajlar var. Konyaspor’da devam etmeyeceği, bir başka kulübe transfer olmak istediği taraftarların canını sıkıyor ve Hakan’dan olumlu haberler bekliyorlar.

Ertuğrul Arslan’ın takımla birlikte çalışması da şehirde memnuniyetle karşılanıyor. Ertuğrul’un, bir ağabey olarak takımda yer almasını canı gönülden, dört gözle bekliyorlar. Tedavisini yapan uzmanların söylediğine göre, ligin 2. yarınının ilk 2 ya da 3 maçında takımda yer alamayacak ama, kalan 15 maçta oynayabilecek. Transfer yasağı bulunulduğu dönemde, Ertuğrul’un takıma dönmesi, bir yerde en büyük transfer gibi değerlendirilecek. Salı günü Altay ile, Perşembe günü de Karşıyaka ile 2 hazırlık maçı yapacak olan Konyaspor, Cumartesi günü de Ş. Urfaspor’la 3. hazırlık maçı yapmayı düşünüyor. Bu hazırlık maçından sonrada 8 Ocak’ta kamp bitecek, 9 Ocakta Konya’da hazırlıklara devam edilecek. Biliyorsunuz ligin zirvesini zorlayan Elazığspor ve Kasımpaşa ile peş peşe iki deplasman maçına çıkacak.

Torku Şekerspor’un kamp dönemi…


Torku Şekerspor’da Konyaspor gibi Kamp yeri olarak Antalya- Belek’i seçti. Kaya otelde önceki gün başlayan kamp devam ediyor. Teknik Direktör Mustafa Çapanoğlu ile sık sık konuşuyor, takımla ilgili bilgiler alıyorum. Hedefi belirlemişler, bu sezon ilk ikiye giremeseler de Play Off’tan Banka Asya 1. ligine çıkmak. Çapanoğlu, takımda eksiklerin olduğunu, en azından 3-4 oyuncu transfer edeceklerini söyledi. Torku Şeker’in kamp dönemi de kısa sürecek. Türkiye Kupası 3. tur eleme maçları 11- 12- 13 Ocak tarihlerinde yapılacak. Tahminen 11 Ocak’ta Fenerbahçe ile karşılaşacaklar. 9 Ocak’ta kamp bitiyor ve Konya’ya dönüyorlar.

Halil Üner çekip gitmiş..


Torku Selçuk Üniversitesi Baş Antrenörü Halil Üner, sessiz sedasız Trabzonspor’la anlaşıp, Konya’dan vedasız ayrılmış. Kime kızdaysa. Açıklaması çok yersiz. Neymiş “Konya’da beklediği heyecanı duyamamış”.. Takım şampiyonluğa oynuyor, başka heyecan olabilir mi. Üst üste kazanılan 8 galibiyet serisi var. Bir yöneticiden öğrendim. Trabzonspor’dan önce 2 kulüple daha anlaşmış ama gitmemiş. Demek ki Halil hocamız Torku Selçuk Üniversitesi takımını çalıştırırken, başka kulüplerle de nikaha hazırmış. Halil Üner deneyimli ve olgun bir teknik adam. Neden böyle yaptığını net bilmiyorum ama, kulübe yakın bir dostumdan öğrendim. Yönetim kurulundan bazı kişiler, teknik adam arayışına girmişler. Bunu da Halil Üner duymuş. Sanki intikam alırcasına, bu kez de kendisi takım aramaya başlamış. Kimin hatalı olduğu konusunda ön yargılı değilim ama, yapılan iki harekette yanlış. Kıssadan hisse, üzerine alınan alınsın. Ya da o kişiler kendilerini biliyorlardır.

OBerk/YMeram


Fırsat Bu Fırsat: Arsenal 1-0 Queens Park Rangers

Arsenal yılın son maçına Emirates Stadı'nda Queens Park Rangers'ı konuk ederek çıktı. Maç öncesinde Robin Van Persie'nin rekor için son fırsattı. Arsenal'in oynadığı son Queens Park Rangers maçı olan 2001'deki FA Cup maçında kadroda yer alan Tony Adams ve Arsenal'e New York Red Bulls'dan 2 aylığına kiralanan Thierry Henry tribünlerdeki yerlerini almışlardı.

Geçtiğimiz Salı Wolves maçında hastalığı nedeniyle yer almayan Theo Walcott yeniden on birdeki yerini alırken, Arshavin, Gervinho yerine sahadaydı. Ramsey ise oyun kurucu rolünde Rosicky'den formasını geri alarak başladı.

Maç oldukça durgun başlarken bunun esas sebebi Queens Park Rangers'ın on oyuncusuyla kendi yarı alanında, orta saha çizgisi ile ceza sahası önü arasında yoğunlaşarak alan daraltmasıydı. Arsenal'de bu soruna ilk 20 dakika boyunca çözüm üretemedi ve pozisyon bulmakta zorlandı. Ardından Robin Van Persie ile fırsatlar yakaladı Arsenal. QPR'ın bulduğu nadir fırsatlarda da Szczesny başarılı işler çıkardı.

İlk yarıda yine çok sayıda korner fırsatı yakalamamıza rağmen bunları değerlendirmede hala başarısızız. Kornerden gelişen bir pozisyonda Koscielny'nin şutunu QPR savunması elle engellemesine rağmen hakem Arsenal'i durdurma adına çıktığı maçta net penaltıyı vermedi. Daha öncesinde de Taarabt'ın Arshavin'e attığı dirseği görmezden gelerek oyunu devam ettirdi. Hatta bir ara kontrolünü o kadar kaybetti ki Koscielny'nin yaptığı faulde Vermaelen'e sarı kart göstererek işleri çığırından çıkardı.

Robin Van Persie ilk yarıda kalitesiyle ve yeteneğiyle çok rahatlıkla gole çevireceği net pozisyonlar kaçırdı. Wolves maçıyla birlikte bu kaçan gollerin rekor baskısı olduğunu düşünüyorum. Arshavin ise bildiğimiz Arshavin olarak sahadaydı. Hiçbir şey yapmadı. Walcott geçirdiği hastalığını da hesaba katarsak başarı sayılabilirdi.
Yazının ilk yarı kısmında hakem bölümüne beş satır ayırmış olmam sanırım maçın bir numaralı isminin kim olduğunu gösteriyor. Hakemin dengesiz kararları oyunun akışını da önemli ölçüde etkiledi.

İkinci yarıda QPR biraz daha ofansif görünmeye başladı. Kanatlardan Vermaelen ve Djourou'ya zor anlar yaşatmaya başladılar. Szczesny bu bölümde de önemli kurtarışlara imza attı. Sarı kartlı Vermaelen'in fazla açık vermesi ve kırmızı riski nedeniyle Coquelin oyuna girerek sol beke önlem alındı. QPR'ın daha ofansif oynaması Arsenal'in de kontra atak yakalamasına fırsat tanıdı.

İlk olarak Ramsey, Walcott'u rakip sahada tek başına bırakacak pası attı. Ancak Walcott hayatının en kötü vuruşlarından birini yaparak topu auta attı. Sonrasında Wright-Phillips'in topu Arshavin'e hediye etmesiyle gelişen atakta Robin Van Persie golünü atarak hem bu maçtaki talihsizliğine hem de bir takvim yılı içerisinde en çok gol atma rekorlarından Henry'nin 34 gollük rekoruna son verdi.

Arsenal öne geçmesine rağmen oyunun tam olarak kontrolünü ele almayı başaramadı. QPR yine tehlikeli pozisyonlar bulmaya devam etti. Topla oynama konusunda ilk yarıya oranla çok daha rahattılar. Szczesny de kalesinde güven vermeye devam etti. Barton'ın Arteta'ya attığı dirsek yine hakem tarafından es geçildi.

Sahada yaptığı ikram asist dışında hiçbir şey yapmayan Arshavin yerini Rosicky'e bıraktı. Zaten Arshavin'in bu sezon akıllarda kalan Swansea maçındaki gol de kalecinin hediyesiydi. İkram olmadan hiçbir şey yapmayan bir adam. Bana göre Arsenal'deki son maçını oynadı. İlerleyen dakikalarda ise Walcott yerini Gervinho'ya bıraktı.

Oyuna girdikten sonra Gervinho önemli iki fırsat yakaladı ama gol atma konusundaki zaafiyeti burada da kendisini gösterdi. Maçın son bölümlerinde iki takımda yorgunluk belirtileriyle oynadı. Net bir pozisyon yakalanamadı.

Maç öncesinde Man Utd.'ın Blackburn'e kendi sahasında 3-2 yenilmesi, aynı anda başlayan maçlardan Chelsea evinde Aston Villa'ya 3-1 kaybetmesi ve Tottenham'ın da Swansea deplasmanında berabere kalarak puan kaybettiler. Geçtiğimiz hafta kaçırdığımız fırsatı bu hafta elde ettik yeniden. Altıncı girdiğimiz haftada yeniden ilk dörde girmeyi başardık. Robin Van Persie de Henry'den rekoru alarak muhteşem yılını istediği gibi sonlandırdı. Arsenal'in efsaneleri arasına adını yazdırdı. Yeni yıla güzel giriyoruz. Umarım 2012 yılı da güzel devam eder.


Emrah Partal / Genc Arsenal
Related Posts with Thumbnails