Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2011 Çarşamba

Geçmişi Unutmak || Kazım'a ne Lazım ?


Sözlerime Kazım Kazım’ın Fenerbahçe’ye gelişinin nasıl olduğu ile başlamak isterim . Kazım 1 Haziran 2007 sıralarında hem Beşiktaş hem Fenerbahçe ister fakat Kazım gözünü kırpmadan Fenerbahçe’yi yani Türkiye’nin en büyük kulübünü seçtiğini dile getirir . Fenerbahçe’nin o sıralardaki asbaşkanı Neşet Yalçın Bey de ''Colin'in Fenerbahçe'ye, Fenerbahçe'nin de Colin'e vereceği çok şey olacak" der. Gel zaman git zaman Kazım Fenerbahçe’de bir sorun teşkil etmeye başlar. Sebebini ise Kazım’ın babası açıkça dile getirir; “Oğlumun parası zamanında ödenmiyor ! ” Bu sözler Fenerbahçe tarafından bastırılır, kamuoyuna gerekli açıklamalar yapılır fakat yine de ters giden bir şeyler vardır , bu da kendini açıkça gösterir. Kazım’ın disiplinsiz tutumları sonucu Aykut hoca da Kazım ile yolların ayrılacağı sinyallerini verir…


Galatasaray cephesinde de hem forvet krizi hem yabancı sınırlamaları hem de sakatlıklar camianın başını derde sokar . Nitekim bu 2010 yılına kötü bir veda ile sonuçlanır ve lig yarışından kopan bir Galatasaray olarak 2011’e “Merhaba!” der . Teknik Direktör Gheorge Hagi yeni stad Aslantepe de yeni bir heyecan olması için birtakım mevkilere takviyeler ister . Bunların başında da Milan Baros’un bol sakatlanıp takımını eksik bıraktığı forvet cephesi vardır. Eminim yönetim bu konuda kimi alabiliriz diye ciddi ciddi oturup düşünmüştür.

Bu isim hem Türk , hem de çok yönlü; yani birçok mevkide oynayabilen biri olmalıdır . Karar Kazım’dan yana kullanılır ve Kazım da 4 Ocak itibari ile imzayı atar .


Kazım Galatasaray’ın ihtiyacı olan bir transferdir. Fakat aynı disiplinsiz tutumları Galatasaray ‘da da devam ederse Galatasaray’ı daha da zor günler bekler . Kazım Galatasaray’da esas performansını gösterebilirse gerçekten faydalı olur . Türk olması da cabası..
Sözlerimi milli futbolcumuzun hem kendi kariyerini hemde Galatasaray gibi büyük bir kulübümüzün başarısını daha iyiye götürme yolunda elinden geleni yapacağını düşündüğümü belirterek bitirmek istiyorum .. Kazım Cimbom’a ne lazım? Çok iyi biliyorsun aslında....

Sinan Şener/Ortabek/2011

1 Aralık 2010 Çarşamba

Hagi'nin Futbolu



''Ben bir ofans oyuncusuydum. Hücum futbolu oynamayı severdim. Ama hücum oynamak için elinizdeki kadro müsait olmalı. Bir de defans ve ofans oyunu arasında bir dengeniz olmalı. Ben bu dengeyi kurmak zorundayım. Takımdan maksimum verim istiyorsanız bunu gerçekleştirmelisiniz. Şu an elimdeki kadroyu çok iyi tanımalıyım. Benim takımımı altı ay ile bir sene sonra görebilirsiniz. Ondan sonra kazanmak için her şeyi yapmak zorundayız. Ama takımı hücum takımı ya da defans takımı olarak tanımlamak doğru olmaz. Takım iyi olmak istiyorsa, defansif- ofansif, toplu-topsuz oyunları iyi bir şekilde oynamak zorunda.''

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Endüstriyel Futbolun Hazırlık Maçları

FC Kaiserslautern ile Liverpool,Tottenham Hotspur ile Sporting CP pek tabii ki Almanya'da bir kasabada turnuva maçı yapıyor olabilirlerdi,ama onlar binlerce mil uzakta Birleşik Devletler'de maç yapıyorlar delinin zoruna bakmayacağız,çok gelişmiş antrenman sahalarını beklemiyoruz bildiğimiz,anladığımız futbolun yeni anlaşıldığı topraklarda peki neden Manchester United orada,Liverpool yanıbaşında;endüstriyel gelişen futbolun sponsorluk değerleri onları orada topluyor olsa gerek.

Fly Emirates Londra'da yeni inşa ettiği stada sözde Arsenal'in ev sahipliğinde,sponsor olduğu diğer 3 takımı neden topluyor olmalı.

Bir yandan fit bedenlerle yeni sezona girmek tabii ki bir amaç ancak gelişen futbol endüstrisinden de geri kalmamak gerek.

Bursaspor-Borissia Dortmund ile bir köyde maç yapıyor stadın dibine bir otobüs,muhtarlığın halk servisi değil tabii,BVB Fanshop otobüsü antrenman sahasının bekçisi,onun bile gelirini düşünüyorlar.

Bizim büyük takımlarımız da haklı sebeplerle öyle planlıyorlar yurtdışı kamp organizasyonlarını,gurbetçi vatandaşlarımıza bir nebze olsun hasretlik diye gereksiz stres dolu maç yapılmadı mı?

Galatasaray'ın Avrupa Futbolu'nda popülaritesinin tavan olduğu seneleri hatırlayalım Amerika'ya maça gittiler,hayrına mı değil tabii ki...

Gelişen Dünya'da,Spor araçtır,bizler de bu araca aracı...

13 Temmuz 2010 Salı

Malatya'dan Mestalla'ya


Transfer gerçekleştikten sonra geçmişe doğru bir araştırma yaptım,süreç nasıl gelişmiş diye.Gazetelerin arşivlerine baktım.

Fanatik'ten Alt Kademe Liglerin Uzman ismi Tunç Kayacı 5 yıllık durumu özet geçmişti.

Tunç Kayacı: Topal tam isabet

Yıllardır alt ligleri izlerim. Bir çok futbolcuyu bu sütunlarda vitrine çıkardık. Kimileri bizi mahcup etmedi, kimilerinde yanıldığımızı gördük. Herşeye rağmen yanılma payımızın az olması bizi sevindirdi. Galatasaray’da, sezon başından beri Saidou’nun yerine bir ön libero arayışı sürüyor. Bir çok yabancı futbolcunun adı dilden dile dolaşıyor. Ben de özel sohbetlerimde “Ya bu adamlar niye gözünü dışarı dikmiş, Dardanelspor’da Mehmet Topal diye bir oyuncu var. yeter de artar bile'' serzenişinde bulunuyordum. Gerçekten bugün bana ‘2. liglerden ilk önereceğiniz futbolcu kim’ deseniz, Mehmet Topal’ı söylerdim. 1.87 boyunda, 1986 doğumlu, Dardanelspor’un Malatya Belediye’de oynarken keşfettiği bu genç, gerçekten herşeyiyle tam bir orta alan oyuncusu. İki ceza alanı içinde gidip gelebilen, çok sert şutları olan ve üstün fizik gücüyle Galatasaray için biçilmiş kaftan. Yönetim biraz kesenin ağzını açsın, verdiğini fazlasıyla katlayacaktır, söylemedi demeyin.



Transfer olduktan sonra bir Eylül akşamı maça çıkmıştı Topal,Denizli karşısına.Takımın kötü performansı altında ezilen iyi performans pek ilgi çekmedi,ancak spikerin "uzaklardan sert bir vuruş" demesini engellemiyordu. O maçtan sonra bir daha zor adını andık,Topal'ın.Liverpool karşısında alınan 3-0 dan 3-2 mağlubiyetinde de Gerets'in oyunundaki eksik nokta olarak gösterilmişti.

Ertesi sezon;
"Müzmin Sakat" Linderoth'un periyodik sakatlık nöbetlerinde görevi devralan Topal artık formaya ısınmıştı diyebiliriz.

Yine Müzmin sakatlarla dolu EURO 2008 Kadrosunda da yer alan Topal eksiklerin yerini doldurnakta zorluk çekmedi turnuva boyunca,yarı finaldeki Almanya karşısındaki "panzer" oyunu O'nu Avrupa piyasasına sürükledi o dönem Galatasaray'a Everton'dan gelen 9 M €'luk teklifin reddedilişi de ilginç karşılanmıştı.Florya'da biraz daha pişen Topal,köklü değişikliklere gitmeyi planlayan Galatasaray'a yardımcı oluyordu,La Liga'ya "bonservis + alacakları" transferiyle..

Günümüze kadar pek rastlamadığımız dişarıya yerli oyuncu satışına sayılı örnekler listesine giriyordu Topal.Gerçekten takdire şayan..

Galatasaray'a 1 M $ karşılığında transfer edildi ve takıma sağladığı katkılarla bunu çoktan ödemesine karşılık kulübüne 4.2 M € diye lanse edilen bir bonservis bedeli de armağan etti. Şimdi yukarıya dönüp kırmızı,italik yazıyı bir daha okumanızı istiyorum yazı 22-08-206'ya ait..

Geçenlerde Valencia onu basına tanıttı,bizler de gururla gözlemledik.Gerçekten Türk futbolu için,Türk Futbolcucu için tartışılmaz bir örnek.Tamamıyla gayret ve inanç abidesi.

Valencia'da formayı kapması için çalışması gerek ancak yönetimin bu mali krizde ödediği bonservis bence onu forma için şanslı kılıyor.Çünkü Antrenörü de bu bonservisin karşılığını görmek isteyecektir.Partner hususunda bir kaç alternatifi var Éver Banega ve David Albelda bunlardan bazıları.Ümidimiz Mestalla'da başarılı bir sezon geçirmesi ve Türk Futbolunu oraya layıkıyla temsil etmesi.


Burdan diyeceklerim çok ama bu adam Yerli Futbocularımızın,Yerli Oyununa bir pusuladır,Onların da bu pusulayı takip etmeleri ve bir an evvel parayı bırakıp futbolun peşinden koşmaları gerekir.

Mehmet Topal nezdinde tüm oyunculara iyi sezonlar...

8 Temmuz 2010 Perşembe

Sunderland Ayakta, Lorik Galatasaray'da



Futbolunu Fransa da ispat etmiş,Lorik Cana artık Galatasaray forması giyecekmiş.Ancak Cana'nın eski takımının şehri Sunderland'de yönetime sitem hakim,Geçen sezon takımda kaptanlık yapan Cana'nın satılmasından dolayı kaygılılar.

Geçen sezon yönetim bu ayrılık haberini vermişti aslında sürekli Cana'nın düşük performansından yakınılıyordu ancak kulüp taraftarları bunun Cana'nın bireysel performans düşüklüğünden değil de görev arkadaşı Lee Cattermole'nin sakatlığının sebep olduğunu düşünüyorlar.

Lorik Cana'nın Fransa videolarını seyrettiğimizde biraz hırçın ve istekli olduğunu görüyoruz ancak bu hırçınlığın biraz da futbolun gerekliliği olduğunu düşünenlerdenim.

Galatasaray yönetimini Keita'yı satmasının takımın mücadele gücünü arttırmaya yönelik olduğunu söylemiştim.Lorik transferi de bu hususta faydalı olacaktır.

Lorik'in Kosova kökenli oluşundan ve buraya çabuk adapte olmasını beklediğinden biraz önce NtvSpor'da Özgür Buzbaş belirtti,katılmamak mümkün değil.

Ayrıca 5-6 dil konuştuğu da söyleniyor.

Avrupa deneyimi yüksek olan oyuncunun, Balkan kökenli olmasının da sarı kırmızılı ekibe uyum açısından fayda sağlayacağı düşünülüyor. Ayrıca Cana'nın eski futbolcu olan babasının da Türkiye'de forma giymesinden ötürü Türkçe bildiği kaydedildi.

Arnavutluk dışında Fransa ve İsviçre vatandaşlığı da bulunan Cana, defansif ortasaha olarak görev alacak. Başarılı futbolcunun oldukça agresif bir yapısı olduğu biliniyor. Ancak Cana, oynadığı takımlarda üstlendiği lider kimlikle tanınıyor.


Lorik Cana
Doğum tarihi: 27 Temmuz 1983
Doğum yeri: Priştine, Kosova
Boyu: 186 cm
Mevkii: Orta Saha (Defansif)

Altyapı kariyeri: Lausanne Sports - PSG

Profesyonel kariyeri:
2002-2005 PSG: 9 maç 2 gol
2005-2009 Olimpik Marsilya: 122 maç 17 gol
2009 Sunderland: 35 maç

Milli takım kariyeri:
2003- Arnavutluk 36 maç 1 gol

Transfermarkt değeri 12M € olan Cana için Galatasaray,2012'ye kadar Sunderland'e 4,5 M € ödeyecek.Cana ise yıllık 2 M € + maç başı 7500 € alacak.[4 sene aynı]

İyi bir sezon geçirmesi temennisiyle..

6 Temmuz 2010 Salı

Zararın Adı:Abdel Kader Keita mı?


Galatasaray,aradığı forveti Lyon da buldu 8.5 milyon euro artı 500 bin euro performans bedeli ile alınan Fildişi Sahilli oyuncu Abdelkader Keita 8.150.000 euro karşılığında Katar'ın Al-Saad kulübüne satıldı peki neden?
Oysa o zamanın transfer sorumlusu Haldun üstünel : Galatasaray TV’ye yaptığı açıklamada, yeni transferleri Keita'nın camialarına ve Türk futboluna hayırlı olmasını dilediğini belirterek, ''Bizim için bir hayli uğraş verdiren bir transfer gerçekleştirdik. Galatasaray'a Keita'yı kazandırdığımız için son derece mutluyuz. Bildiğiniz gibi çok yönlü ve yetenekli bir oyuncuyu kadromuza kattık. Hocamızın bilgisi doğrultusunda transferi gerçekleştirdik. İki yıla aşkın bir süredir bizim de izlediğimiz, takip ettiğimiz bir futbolcuydu. Bu transferi gerçekleştirmek için elimizden gelen her şeyi yaptık'' diye konuşmamış mıydı ?

Galatasaray'a neler oluyor?Nereden çıktı bu yeni yapılanma kimler destekliyor taraftar bu harekettan memnun mu ? Geçenlerde bir haber okumuştum transferden sorumlu yönetici eğer taraftar tarafından aşırı sevilirse üst makamlardaki kişiler onun önüne engeller koyup onu mevkisinden indirirlermiş sanırım Galatasaray'da da aynısını şu an yaşıyoruz bu harekatın başında da kuşkusuz Adnan Polat ve Adnan sezgin ikilisi var peki ama değer mi ?

Taraftarı bu şekilde üzmeye değer mi? Evet Keita'nın performansı değişkendi,bir bakıyorduk süper işler yapıyor takımı alıyor galibiyete taşıyordu ama bazen de bakıyorduk istenileni vermiyor önemli maçlarda sadece yer kaplıyordu.
Nedense türk futbolu bu şekilde nankör işte bir oyuncu veya teknik direktör iyiyse abartılır iyi diye kötü olduğunda da yerden yere vurulur . 3 büyüklerin hangisinde bir teknik hoca şampiyon olmadan 4 yıl kalabilmiştir düşündürücü ..

Neyse bu işin başka yönü Keita'dan Galatasaray kar etmedi aksine zarar etti.Ama umarım bunlara değer .. Bu yapılanma umarım başarılı olur da bizleri yanıltır çünkü ülkemizin Avrupa çapında başarı göstercek kulüplere ihtiyacı var .. Galatasaray Sk şüphesiz üst düzey bir kuüptür . Ülkemizi Avrupa'da temsil edecektir ama şu anki kadrosu yetersiz;Bakalım Keita yerine kim gelecek..

Yabancı olarak kimler gelecek Ganalı Annan mı yoksa Kim Kallstörm mü?

Bunların hepsini bekleyip göreceğiz …

SnR
Sinan ŞENER
ortabek

Keita neden Sadd'ıldı?

Şimdi birçok kişi bu transferi şaşkınlıkla karşılıyordur,gayet normal bir durum.Keita'nın satılması birçok Galatasaraylıyı da üzmüştür,haklılar.Ancak bu bir sistem değişikliğidir,saygı duymak lazım.

Geçen sezon "bloklar halinde oynayan" Galatasaray'ın uç bölgesinde kopukluklar vardı,bunun sebebi de şüphesiz olumlu pas organizasyonlarının olmayışı idi.




Keita da bu organizasyonaları olumluya çevirabilecek yönde katkı sağlamıyordu açıkcası.Sağ çizgide ilerlemeleri içeriye dönük oynamaması Galatasaray'ın ilerdeki organizasyonlarını zayıflatıyordu.

Elano'nun Dünya Kupasındaki 2 maç performansı Frank'ı da etkilemiş olamalı ki bu transferi onaylasın.Çünkü Galatasaray da gidenin yerine gelecek garanti değildir.

Peki Keita neden gitmek istedi tek bir yanıt olabilir;"Para.."
Lille'den önce Sadd forması giymişti zaten o da belli bir seviye katedebileceğini düşündüğü Galatasaray'dan istediğini alamadı açıkcası Şampiyonlar Ligi vitrinine çıkamadılar.Dünya Kupası vitrininden de başarısızlıkla düştü.O da kolay para yöntemini seçti.

Şimdi,şüphesiz Galatasaray'ın hamlesi bekleniyor.Bakalım ne olacak,nasıl bir karşı transfer atağı gelecek bana sorarsanız karşı atağın sonucu yakındır,haydi hayırlısı...
Related Posts with Thumbnails