
26 Kasım 2011 Cumartesi
Favre'nin Aslanları

13 Kasım 2011 Pazar
Samsun Boys

7 Ocak 2011 Cuma
Zirvedeki ; Nuri Şahin || Castrol Analiz
Yaklaşık 2 bin 500 futbolcuyu değerlendiren Castrol Klasmanı’nda Türk pasaportu taşıyan veya Türk kökenli olan futbolcular şu şekilde sıralandı:
Oyuncu / Takımı: Klasman puanı
- Nuri Şahin / Borussia Dortmund : 713
- Mevlut Erdinç / Paris Saint Germain : 683
- Halil Altıntop / Eintracht Frankfurt : 519
- Hamit Altıntop / Bayer Münih : 519
- Mehmet Ekici / 1. FC Nürnberg : 331
- Tuncay Şanlı / Stoke City : 310
- Hasan Kabze / Montpellier : 302
- Mehmet Topal / Valencia : 201
- Tunay Torun / Hamburg : 151
- Burak Kaplan / Leverkusen : 80
Castrol Klasmanı'nda yer alan en iyi 10 Türk kökenli oyuncu
Oyuncu / Takımı: Klasman puanı
- Mesut Özil / Real Madrid : 746
- Eren Derdiyok / Leverkusen : 592
- İlkay Gündoğan / 1. FC Nürnberg : 565
- Leon Osman / Everton : 563
- Gökhan İnler / Udinese : 528
- Serdar Taşçı / VfB Stuttgart : 507
- Malik Fathi / Mainz 05 : 475
- Ömer Toprak / Freiburg : 368
- Ümit Korkmaz / Eintracht Frankfurt : 137
- Taner Yalçın / Köln : 135

2 Ocak 2011 Pazar
Bakırköy'den Ajax'a !

Bloga epeyce uzun zamandır ilişemiyorum, bayağı soğudu benden...
Aras Özbiliz'den bahsedeyim biraz da dedim, açtım tozlu kaplı, nemden kokmuş sayfaları...
Yabancı bir TV kanalında gördüm, oyunun beğendim, hafif kavruk geldi gözüme siması. "Özbiliiss , Özbiliiss ..." diye bağırıyordu ecnebi spiker. Sonunda "İstanbul.." dedi tümcesinin sonuda. Çehresinden Aras isminin sebebi belli oluyordu doğu topraklarımızdandı. Birkaç sorgu sualden sonra Bakırköy'den Amsterdam'a yol aldığını öğrendim.
9 Mart 1990'lı yani 20'sini doldurmak üzere, haberdar değildim daha önce. Çoğu gurbetçi kardeşimizin oyunundan haberim olur, gerek yerinden gerek dolaylı olarak.
Neyse köken mevzuuna kıyısından değinelim de milli takım mevzuatıyla ilgili çekincemeler de aydınlığa yol alsın. Ermeni ebeveyne sahip kardeşimiz bu. Ailesi zamanında İstanbul'da yaşamış.
Son olarak Ermenistan Milli Takımının takibinde imiş kararını daha vermemiş.Alta da bir video iyi gider...
28 Aralık 2010 Salı
Takım Tutmak !
"...Ailemizde babam Fenerbahçeli, ağabeyim Galatasaraylı, amcam fanatik Galatasaraylı, dayılarım ise Fenerbahçeli... Benim de yalan söylememe gerek yok; çocukken tarih yazdığı zamanlarda Galatasaray’a sempati duyuyordum. Ancak bugün Fenerbahçe oynasın onları da aynı şekilde destekliyorum. Bu sene Bursasporluydum Avrupa’da şuan da Beşiktaşlıyım. Benim Türk futboluna bakışım bu"26 Temmuz 2010 Pazartesi
Endüstriyel Futbolun Hazırlık Maçları
Fly Emirates Londra'da yeni inşa ettiği stada sözde Arsenal'in ev sahipliğinde,sponsor olduğu diğer 3 takımı neden topluyor olmalı.
Bir yandan fit bedenlerle yeni sezona girmek tabii ki bir amaç ancak gelişen futbol endüstrisinden de geri kalmamak gerek.
Bursaspor-Borissia Dortmund ile bir köyde maç yapıyor stadın dibine bir otobüs,muhtarlığın halk servisi değil tabii,BVB Fanshop otobüsü antrenman sahasının bekçisi,onun bile gelirini düşünüyorlar.
Bizim büyük takımlarımız da haklı sebeplerle öyle planlıyorlar yurtdışı kamp organizasyonlarını,gurbetçi vatandaşlarımıza bir nebze olsun hasretlik diye gereksiz stres dolu maç yapılmadı mı?
Galatasaray'ın Avrupa Futbolu'nda popülaritesinin tavan olduğu seneleri hatırlayalım Amerika'ya maça gittiler,hayrına mı değil tabii ki...
Gelişen Dünya'da,Spor araçtır,bizler de bu araca aracı...
24 Temmuz 2010 Cumartesi
Hazır Dönüş; Jack Wilshere
Yine hazırlık maçlarında görüyorum onu.Ve de izlemeye doyamıyorum.Çok ilginç bir fırsat doğdu aslında onun için nasıl mı? Şöyle;Dünya Kupası öncesinde ön protokol imzalanmıştı Joe Cole için ancak şampiyona dönüşü sözleşme şartlarında iyileştirme ve kontrat uzunluğu isteyen Joe'ya Arsené olumlu yanıt vermedi.Haliyle o da Hudgson ile yeni bir maceraya MerseySide'de girişti.4 yıllık kontratınının değeri 20 M £ civarı;o da nesi birader.İşte bundan sonra Jack Wilshere'ye döndü gözüm,formsuz bir Nasri'ye katlanacak değiliz elbet.Pat Rice'nin ona bu sezon kira yolunu vereceğini düşünmuyorum açıkcası.
Bolton'da orta sahanın ortasında görev aldı,bir nevi Mesut misali.Sol ayağını pamuk gibi kullanıyor.Bence bu yarım sezonluk kira onun pişmesi için yeterli.Aynı şeyleri Jay Simpson ve Emanuel Thomas için söyleyemeyeceğim.İnşallah Cole'un kararı Wilshere için hayırlı olur,Arsené'in ona güven duyduğunu söyleyebilirim çünkü Barnet ve Strumm Graz maölarında idealde yer verdi.Bakıp göreceğiz,iyi sezonlar Jack..
22 Temmuz 2010 Perşembe
Eduardo'nun sessiz vedası...
Eduardo'nun kariyeri orada darbeyi derinden yemişti.
Her zaman kendilerini yetiştiren Hırvatlar,Eduardo'yu Rio'dan 15 yaşında boşa getirmemişlerdi. U17'den itibaren Hırvat formasını da geçirmişlerdi.Biraz da yoz yetiştirmişler ki;Taylor onu sakatladığında dahi hastahanede klinik müdahale yapılacağında dahi Gılberto Silva'nın Portekizceyi ;İngilizceye çevirisiyle hareket etmişlerdi.

Sakatlığın kariyeri kırdığı,10 küsürat M € ile geldiği Londra'dan Shaktar'a 7.5 M € ile giden Hırvat'a sevgiler.
Baltık-Brezilya takımı Luce'nin Shaktar'ında adaptasyon sorunu çekmeyecektir diye düşünüyorum ancak ben 83 doğumlu dahi de olsa tekrardan Batı Avrupa'ya döneceği kanısındayım.
Arsené'e güvenim sonsuz ancak elden çıkarılanlar listesine baktığımızda içinde(bonservis bedeliyle satılanlar da dahil);Arsenal performasının üstüne çıkamadılar.[bkz:T.Henry,F.Ljunberg,N.Kanu,E.Adebayor,P.Viera...]
19 Temmuz 2010 Pazartesi
Barcelona'nın Sol Bekleri
Eric Abidal , Maxwell Andrade ve Adriano Correia...
Eric Abidal'ı tam anlamıyla Domenech mağduru sayarız. Neden?
Alışılagelmiş sol bek oyununu üzerine Fransa milli takımında Sébastien Squillaci gibi bir adam varken stopere çekilen ve Gallass'la uyumsuzluğuna rağmen bu durumda ısrar sebebi olan Eric.
Guardiola'nın böyle bir saçmalığa yer vermeyeceğinden eminim.Çünkü geçen sezon yaşadığı stoper krizinde Eric Abidal'ı stopere çekmedi,solda da oynatmadı,Milito'ya solda görev verip Yaya Touré'yi stopere çekti neyse Gabriel o yörede çok aksayında Maxwell'i düşündü buradan da anlayacağımız üzere Eric'in bu sene forma giyme ihtimali düşük gözüküyor.
Maxwell geçen sezon istenileni verdi mi?Hayır.Ancak bu sezon Adriano ile birlikte rekabet artacaktır.Çünkü Adriano senelerdir,Sevilla'da aynı mevkide forma giyiyor,maç+sezon eksiği yok.
Gelenim yeni katalan,Adriano'ya...Sevilla'nın üstüste gelen Uefa Kupası şampiyonluklarında büyük bir payı var.Dani Alves-Adriano-Fabiano üçlüsü adeta o dönem Sevilla ile özdeşleşmişti,bunlardan ikisini şimdi Barcelona'da görüyoruz.

Bence Sol bekte formaya en yakın isim Adriano,anacak Maxwell de rotasyon da yerini alacaktır,garibim Abidal ise geçirdiği tramvayı atlatana kadar sezon biter...
Taiwo Muammasına Nokta (.)

"2005 FIFA Dünya Gençler Şampiyonası 'nda Nijerya kadrosunda yer aldı ve turnuvada Lionel Messi ve Obi Mikel'in ardından En İyi Üçüncü Futbolcu olarak gösterildi. 2006 yılında ise Afrika'nın En İyi Genç Futbolcusu ödülünü kazandı."
2010'un Güney Afrika'da en şanssız takımlarından biriydi bana göre Nijerya,çünkü yaşadıkları Sol kanat savunucusu sorunu onların pek de oturmamış savunma düzenini allak bullak etti.
Taye Taiwo-Elderson Echiejile rotasyondaki en önemli oyunculardı.Ancak aynı maç içinde ikisinin de sakatlaması Nijerya takımında büyük sıkıntıya yol açmıştı.Rabiu Afolabi 3.sol ayaklı olarak oraya monte olamadı .(her sol ayaklı da sol bek olmaz ki;o zaman Martins'i koy oraya[kafamın dağınıklığı gitsin Lagerback ile ayrıca ilgileneceğim :) ])
Ancak bütün bu olaylara rağmen Taiwo'nun Premier Lig'e transferi konuşuluyor.Geçen sene Celtic'in kapısından dönen Taiwo kötü geçirdiği Dünya Kupası'nın ardında bu sefer Ada'ya gitmek istiyor,ancak başkanını değiştiren O.Marsilya eski başkanın aksine Taiwo'nun gidişine onay vermeyecek gibi.
"Marsilya Başkanı Jean Claude Dassier, teklifleri geri çevireceklerini belirtti.
Dassier, "Bizim için iş bitmiştir, Taiwo kalıyor. O üst düzey,göndermeyi düşünmüyoruz. Eski başkan ne düşünüyordu bilmiyorum ama benim fikrim sabit" şeklinde konuştu."
18 Temmuz 2010 Pazar
Sol'un Yeni Adresi

Görünüşe göre Gunners Sol'u bırakacak,kendisinin çok istemesine rağmen Arsené takımın yaş ortalamasını 5 katına çıkarmayı düşünmüyor herhalde.
Newcastle ile anlaştığını söylüyor Sunday Exp. ancak şunu da belirtmeliyim ki;
*Vermaelen,Djourou,Koscielny+Gallas(?) 60-65 maçlık süreçte iyi bir rotasyon mudur?
*Ya da bunlara eklenmiş tecrübeli bir Sol ile birlikte daha iyi bir sezon mu geçer bilemiyorum?
16 Temmuz 2010 Cuma
Belediye'ye Box To Box Eleman;Samuel Holmén

Neler oluyor bu ligde? Kavramının kargaşası içindeyim.Lige çıktıktan sonra,her sezon;
"Kesin giderler..." önsözüyle lige başlayan bie ekip,İstanbul Büyükşehir Belediyespor ismi kadar meşakkatli bir transfere imza attı:Samuel Holmén...
İlk önce tereddüde düştüm,bu O mu diye.Ancak resmi siteye girdikten sonra bana göre sevindirici haberle karşılaştım.İsveç Milli Takımında da oynayan bu eleman artık belediyede çalışacakmış.
Saygı duyduğum İskandilav Futbolu'nun beğendiğim üyesi İsveç takımında box to box kavramının oyununu sırıtmadan oynayan Samuel,Turkcell Süper Lig içinde bakalım nasıl bir performans sergileyecek.
Hem defansif kimliği hem de ofansif özellikleri vasatın üstündeki bu oyuncunun başarılı olacağı öngörüsüne sahibim.
Futbola ülkesinin Elfsborg takımının genç takımında başlayan 84 doğumlu Samuel,ileride bu takımda 112 karşılaşmada forma giyeceğinden habersizdir.İsveç kupası yarı finalinde ilk kez A Takım forması giyer.Toplamda Elfsborg'da 18 gol atar..Ayrıca İsveç Ümit Milli takımında 21 maçta 3 gol atar. Sonrasında komşu Danimarka'ya transfer olur.Brøndby formasıyla 83 maçta oynayan Samuel burada da 13 gol kaydeder.(2007)

2006 yılında sırtına geçirdiği A milli takım formasını hak eder bir futbol oynadığı kanaatindeyim.21 maçta 2 golü var.Daha öncesinde "Müzmin Sakat Linderoth" oynardı onun yöresinde ancak şimdi Samuel var.Abdullah Avcı bakalım yeni transfer gençlerle nasıl bir harman oluşturacak.
Devre arasında Burnley'le anlaşmış ancak klasik İngiltere sorunlarında bu transfer gerçekleşememiş.
Samuel Holmén gelmiş hoş gelmiş.Ayrıca bu haberi aldığımda orada İBB yerine Galatasaray yazsa idi de şaşırmazdım Lorik Cana'nın yanında oynayabilecek düzeyde de bir oyuncu,aynı havayı soluyacaklar ancak aynı forma altında değil...
3 in 1 ; Ismail Isa Mustafa

"1989 senesinde Bulgristan'daki Türk halkı, ana vatana göç edince, İsa ve ailesi de apar topar Türkiye yolunu tutarlar ve soluğu İstanbul'da alırlar. Yeni çevrelerinde kalacak yer arama, çalışacak iş bulma telaşı aileyi sıkıntıya sokarken, 26 Haziranda dünyaya merhaba diyen erkek evlatları onların bu sıkıntılı günleri içinde bir nebze soluk almalarını sağlayacaktır. İstanbul'da doğan İsmail, daha etrafını tanımadan İsa ve ailesi, Türkiye şartlarına uyum sağlayamayıp tekrar Bulgaristan'a, köylerine dönerler. Aile tekrardan eski düzenini kurma uğraşına girmişken, küçük İsmail de köyün terkedilmiş sokaklarında futbol topunun peşinde günlerini geçirirken, yaşının ilerlemesiyle Tırgovisthe'nin Svetkavitsa takımının alt yapısına yazılır."
Dün Avrupa Ligi maçları oynanırken dikkatimi çekti Levski Sofya'nın 6-0'lık galibiyetinin gollerinde Ismail(2) yazıyordu nedir,ne değildir diye
araştırırken ilginç bir hikayeyle karşılaştım.Profosyonel futbol kariyerine,komşu vilayetlerimizin takımlarından Hasköyspor'da başlayan Ismail Isa,oradan Bulgar futbolunun gökdelenlerinden Levski Sofya'ya transfer olur.Levski formasını giydikten 1 ay sonra ilk golünü rakip ağlara gönderen Ismail Isa,sezon sonunda OFC Sliven 2000 takımına kiralanır,genç yaşına rağmen burada tam 17 maçta forma giyer.
Geri döndüğünde Levski forması O'nu Şampiyonlar Ligi formasıyla karşılar ve tekrar döndüğü maçta takımı 4-0 galip ayrılır zayıf rakibi karşısında.
Gelişimine Lokomotif Mezdra'da devam kararı veren Ismail Isa,7 maçta 12 gol atınca tekrar Sofya'ya çağrılır.Ancak işler burada yürümez ve tekrar Mezdra'ya döner.Sezon sonunda 25 maç oynayara Sofya'ya tekrar dönen Ismail,Bu sezonu da 2 golle açar.İlginç bir kariyere sahp olacağına inandığım futbolcuyu bundan sonra yakından takip etmeye çalışacağım,internette yer alan özet sitelerinden Ismail'in gollerini izleyebilirsiniz,ilginç bir futbol stili var bir hücum oyuncusu olmasına karşın sert ve savunmacı.
9 Temmuz 2010 Cuma
Bořek Dočkal Konyaspor'da


Çek kardeşim Šebelík'de Kerić için;Solaven Liberec tarihinin en iyi hucüm oyuncularından biri olduğunu söylüyor,top tekniğinin iyi olduğundan ve isabet oranının yüksekliğinden bahsediyor.
Yazıma katkılarından dolayı Eduard'a teşekkürler.
Eklenti olarak:
Ziya Doğan: "Son olarak Danimarka'nın Silkeborg takımından golcü oyuncu Radivoje Lekic ile anlaştık. Aslında bu transferle takım kadromuzu şekillendirip transferi noktalamak istiyorduk. Fakat daha önce anlaştığımız Andrej Keric'in, kulübü tarafından geri çağrılması planlarımızı bozdu. Keric'in transferinin ardından FC Sloven Liberec takımının kadrosuna kattığı oyuncunun sakatlanması üzerine kendilerinden kulübümüze oyuncunun geri gönderilmesi doğrultusunda bir talep geldi. Bizde kendisiyle resmi sözleşmeyi henüz imzalamamıştık. İkili ilişkileri de göz önüne alarak Keric'in gitmesine izin verdik. Bundan dolayı bir golcü oyuncu daha almak istiyoruz.
Los Galácticos'un Süper Yıldız Adayı: Canales

-Tam İsmi Sergio Canales Madrazo
-16 Şubat 1991 doğumlu
-İspanyol
-Solak Ofansif Orta Saha oyuncusu
-176 cm boyunda, 65 kilo
-Racing Santander'de 32 maçta 6 gol attı.
-Real Madrid'e 5 Milyon Euro bonservis bedeliyle transfer oldu.
Canales belki Real Madrid'in bol sıfırlı bonservis ücretleriyle takıma katılmadı ancak genç oyuncudaki potansiyel onu geleceğin en iyi 5-6 oyuncusundan biri yapacağının açıkça kanıtı.
Canales'le imzalanan sözleşmenin uzunluğu 6 Yıl,bu da kulübün ona olan güvenini gösteriyor.İlk sezonunda Real Madrid'de Racing Santanderdeki kadar uzun süre şans bulamayabilir fakat Brezilyalı yıldız Kaka'yı bile yerinden edebilecek kadar büyük bir yetenek Sergio Canales.Santanderde ilk sezonunda sadece 6 maçta forma şansı bulsada geçtiğimiz sezon tam 32 maçta forma giydi ve ligi 16.sırada bitiren takımında parlayan bir yıldız oldu.
Yüksek top tekniği,Sol ayak hakimiyeti ile bence Madrid'in Cristiano Ronaldo'dan sonraki en iyi transferi Canales'tir. Gelecek sezonlarda adından sıkça bahsedeceğimizden eminim.
Yazımı Sergio Canales'in Sevillaya karşı koyduğu bu video'yla sonlandırıyorum. İyi Seyirler..

Burak Duman
BUDU
ortabek
7 Temmuz 2010 Çarşamba
Kris Boyd Kayseri'ye Neden Gelmedi?

Kayseri'den Açıklama;
''Kris Boys'un Aziza Makakula ile görüştükten sonra Kayserispor'a gelmekten vazgeçtiği yolundaki haberler doğru değildir. Aziza Makakula'nın menajeri ile yaptığımız görüşmede, Makakula'nun Kris Boys'u tanımadığı, Kayserispor'a transferi konusunda hiçbir görüşmesinin olmadığı bildirilmiştir. Aziza Makakula'ya ödemeler vaktinde yapılmış, bezen alacağına mahsuben vaktinden önce yapılmıştır. ''
5 Temmuz 2010 Pazartesi
Daniel Tawiah Opare Liege'de

Daniel Tawiah Opare 18 Ekim 1990 doğumlu,daha yeni Real Madrid'den Belçika kulübü Standard Liège'ye transfer oldu.Memleketi Gana.

Daniel Opare ayrıca bir FM efsanesidir.FM oynayan kişilerin yakından tanıdığı genç yetenek daha 20 yaşındadır.Özellikle FM de ki oyununa değinmek istiyorum.Alındığı her takımda kısa sürede parlayan yıldızı ileride astronmik rakamlara satılabiliyor.
Daniel Opare 2007 yılında dünyanın en iyi 50 yeteneği arasında gösterildi..Bundan sonraki futbol hayatına Standard Liege kulubünde devam edecek Opare ileride başka büyük kulüplere büyük paralarla satılırsa kimse şaşırmasın çünkü dediğim gibi müthiş bir yetenek.
Standard Liege Opare'yi alarak çok akıllı bir transfer yaptı.Şimdi belki bazı arkadaşlarımız FM den bahsedince o sadece oyunda olur diyebilirler.Fakat daha önce bulduğum C.Ronaldo,Nani,Marcelo,Akınfeev gibi oyuncular ve Son dönemler de ise ortaya çıkan eden Hazaard,Balazs Dzsudzsak ve daha birçok adını duyacağınız yıldız adayları.Bunları kendimi övmek için değil ama Opare transferinin ne kadar doğru olduğunu size kanıtlamak amacıyla bunlardan bahsettim.
Fakat ne olursa olsun ileride yıldız olacak denilen birçok futbolcu kaybolup gitti.Zaman herşeyi gösterecek.
Gökhan Kart
ortabek
4 Temmuz 2010 Pazar
Yanıbaşımızdaki Sidney
Son olarak kendisinin bu civarlara geldiğini öğrendik,komşuya..Panathinaikos,Djibril'e arkadaş onu getirmiş.Dünya Kupası fatihi Fransa'nın iki önemli oyuncusununu komşuda birarada görmek bizleri oldukça mutlu eder.

Raymound Domanech'in bir türlü verim almamakla inat ettiği Sidney,kulubü O.Lyon'a sadakatiyle bilinirdi ancak bu son Dünya Kupası olayı,takım özelinden ülke geneline gelişen gerginlik onu da etkilemiş gibi sürekli deklare ettiği ülkemden ayrılmam sözünden ayrıya götürmüş gibi görünüyor...
