31 Temmuz 2010 Cumartesi

Sezon Öncesi-Konyaspor 10'-11'

Gençlerbirliği'ni değerlendirdikten sonra bir hayli düşündüm sıraya hangisini koysam diye. Yenilerden devam edeyim dedim;Konyaspor. . .

Süper Lig'e 1 sezon aradan sonra tekrardan dönen Konyaspor, kadroyu baştan kurma çabası içinde desek yeridir. Geçtiğimiz sezonu Yeşilçam Filmi tadında geçiren Konyaspor'a sezonun sonuna doğru Ziya Doğan eli deymişti. Hırvat asıllı Norveçlisi Branimir Poljac'ın kardeşi Mario ile beraber geçirdikleri trafik kazası, geçtiğimiz sezon Konyaspor'u moralmen yıkan etmenlerin başındaydi. Kaleci Recep Öztürk'ün kendi tabiriyle sabahın 6'sında evinden apar topar emniyete götürülmesi ve geçtiğimiz hafta tutuksuz yargılanma sürecine dönüşen olay da Yeşilçam Film'inin ilginç sahnelerindendi. Başkan Karapınar'ın Poljac'ın kazasından sonra da hararetle yinelediği ". . . bu takım misafir olduğu bu ligden ya 1. ya 2. ya da Play-Off oynayarak dahi de olsa Süper Lig'e çıkacak"repliği de unutulmazlar arsında yerini aldı.


Gelelim bu sezon öncesinde Konyaspor'a. Geçtiğimiz sezondan vu sezona fazla isim kalmadı. Gönderilenlerin yetersiz olduklarını buradan değerlendirmiştim. Ufukhan, Görkem, Erdal, Eser ve son Play-Off maçındaki oyunuyla Ramazan Süper Lig kadrosunda kalmaya hak kazandı , diyebiliriz.

Ziya Doğan'ın devam etmesi gerçekten önemli bir olaydı, sezon sonunda oluşturduğu sinerjinin devamı bu sezona başlangıç açısından önemli olacaktır. Bonservisi elinde olan birçok oyuncu da bu sebeple Konyaspor'a geldi. Taraftarın yadırgadığı bir olaya da değinmek istiyorum. Diyarbakırspor'da forma giymiş oyuncular. 3-5 sezon önce yaşanmış talihsiz olaylar bu kulübe karşı bir antipati oluşturuyor olabilir ancak gelen oyuncuların hepsi Diyarbakırspor da doğu görevi yapan devlet memuru gibilerdi. Zaten maaşlarını alamayınca grev yapıp, iş bıraktılar. Yani uzatılacak ve fazla deyinilecek bir durum yok.

Konyaspor'un kaleci seçenekleri gerçekten bir çok kulübün sahip olmak isteyeceği nitelikte. Avustralyalı Danny Vukuvic, parlak dönemini Gençlerbirliği'nde geçirdikten sonra bayağıdır duraksayan Gökhan Tokgöz ve bir diğer Gençlerbirliği menşeili Ercüment Kafkasyalı. Danny Vukovic'in hırçın bir geçmişi var. Milli takım kadrosuna aday olduktan sonra yaptığı sorumsuz davranış O'nu formadan uzun bir süre uzak tutmuş. Önceden değindiğim o yazıya buradan ulaşabilirsiniz. Gökhan ise Ziya Doğan transferi diyebiliriz, geçen sezonun sıkıntılı takımı Diyarbakırspor'da geçen sezon Espinoza ile Metin Aktaş dönemi arasında bir aralar forma giydi diyebiliriz. Ercüment ise bana göre güvenilmesi gereken bir kaleci geçen sezon Hacettepe'de uzun süre forma giydi. 3 kaleci de belli, seviyede kaleciler. Ziya Doğan'ın yabancı tutkunu olmadığını, görevi hakedene teslimini gözetirsek ilk alternatif Danny'nin ardından Gökhan da 1 numaraya aday. Ercüment'in de zaman zaman forma giyeceğini düşünüyorum. Son olarak Danny Vukovic'in Rugby tutkusu antrenmanlara yansıyor ancak TSL'ye yansımaması yararına.

Gelelim defans rotasyonlarına, geçtiğimiz sezon stoper olarak genç Görkem ve yanında tecrübeli Volkan Koçaloğlu vardı. Bu sezon bu bölgeye 2 yabancı transferi yapıldı. Biri, 11 sezon aralıksız Belçika'da Charleroi Sporting forması giyen Burkina Faso milli Takım kaptanı Mahamoudou Kéré. Kéré her sezon 25 maçın üstünde oynamış Burkina Faso doğumlu futbola Brezilya'da Santos'ta başlamış hayli ilginç yapıda bir oyuncu. Fizik olarak Sivaslı Diallo'yu andırsa da ondan hayli güçlü ve topu iyi kullanan bir oyuncu. Diğer transfer ise mevki-köken uyumu açısında başarılı olarak düşündüğüm bir isim Danimarkalı Jonas Troest. Demeçlerinde Högh'ü örnek aldığını belirtiyor, o kıvamda da bir oyuncu.

Bu bölgenin rotasyonu da kalabalık, formayı hak edebilecek olduğunu düşündüğüm Görkem, Ufukhan, Burak, Erdinç, Bassem Abbas gibi birçok mevkiide oynayabilen jokerler de var. Görken gelişimi dikkat edilerek izlenmesi gereken bir oyuncu bunun için Ziya Hoca'nın değer vermesi gerekiyor. Ufukhan ise sağ bek ve defansif ortasaha oyununu da oynayabilen bir joker. Ziya Hoca'nın kapnması gerektiği maçlarda 5'li defans bloğu kurduğunu gözetirsek Ufukhan bu 5'linin önündeki 6. defans bile olabilir.

Sağ bekte iste pek alternatif yok. Hazırlık maçlarında Galatasaray menşeili, Anadolu seyyahı Emrah Eren'i kullandi Ziya Doğan. Hakan Aslantaş da bu bölge için iyi bir transfer. Alternatif olarak Basel'de ve Ümit Milli Takımda da bu yörede oynamış Konyaspor'un en pahalı trasnferi Serkan Şahin var. Bu isme de dikkat(!) diyebiliriz. Ufukhan, Adnan Güngör ve Erdinç de zaman zaman burada oynayabilir.

Sol bekte geçtiğimiz sezon büyük işler yapan Kaué artık yok. Polonya'ya transfer oldu. Ziya Doğan'ın sezon ortasında D. Bakır'dan Irak'a dönüş yapan Bassem Abbas'ı Konya'ya daveti de geri çevrilmedi. bu mevkii de Bassem ve Ramazan Kahya ikilisi var. Hakan da oynayabilir. Dediğim gibi Ziya Doğan taktiğini maç maç belirlediği için bu mevki 3lü 4lü 5li defans kurgusuna göre adamını değiştirir. Mehmet Sedef ismi de bu bölge için gerçekleşme ihtimali yüksek bir transfer.

Defansif ortasaha olarak hazırlık maçlarında stoper orijinli Burak Karaduman kullanıldı top becerisi zayıf olan Burak biraz sırıttı ama adam adama markaj yeteneği biraz gelişmiş gibi. Basel'li Serkan'da daha çok burada oynayacak galiba. Bu bölgede de oldukça alternatif var. Adnan Güngör, Veli Acar ve transferi bitmesi beklenen Emre Toraman 'da kullanlacaktır. Önlerinde ise güçlü bir fiziğe sahip Johnnier Montaño var. Organizasyonu bu siyahi Kolombiyalı yapacak gibi sol ayağı daha kuvvetli.

Kanatlarda ise eksiklikler göze çarpıyor. Sağda Veli, Adnan, Uğur var. Slavia Prag'ın sağ açığı Peter Grajciar taransferi de bitmiş durumda. Büyük ihtimal sezon içinde görev buna düşer. Öğrendiğim kadarıyla devamlılığı olan bir oyuncu , skorer kimliği de var.

Sol tarafta Çek Ümit Milli Borek Dockal ilk aday, bu bölgede Ramazan, Erdal, Montaño gibi isimler de düşünülebilir. Ama Dockal kapasitesi olan ve ilerleme katedebilecek düzeyde.

İleri uçta skorer kimliğe sahip bir oyuncu yok maalesef. İstikrarsız Eser, Erdal gibi isimler var. Mevlüt Erdinç fizikli Wehen'den gelen gurbetçi Aykut da formaya göz kırpan oyun sergiliyor. Bir dönem Denizilispor'da da oynamış olan Slovak İvan Lietava da Konyaspor'un son transferi olacak.

Açıkcası Konyaspor'da bir çok arı var ancak bu arılardan 1 petek dahi bal çıkar mı, üzerinde konuşulmasının faydasız olduğu ancak sonucu zamanın göstereceği aşikar. Ziya Doğan'dan maç özelinde değişen taktiksel anlayışlar bekliyorum. Bu yüzden büyüklere sürpriz niteliğinde oyunlar çıkabilir karşımıza.

Ziya Doğan olsam farklı 11 şeçeneklerim şöyle olurdu;



Takımın en büyük artısı Ziya Doğan'ın devamı. Yeni transferlerin adaptasyonu olumlu yönde ilerliyor. İvan Lietava, Grajciar, Dockal gibi Doğu Avrupa kökenki oyuncular ise kapalı kutu, savaşan bir kimlik için illa bu yörelere mi yönelmek gerekiyor bilemiyorum. Başkan Bahattin Karapınar'ında belirttiği üzere ilk hedef kalmak. . .

29 Temmuz 2010 Perşembe

Gurbetçiler ve Thomas Doll

Sezon değerlendirmesinde derinden değerlendiremediğim bir hussu vardı;KAdroda göze çarpan gurbetçiler.Bunların uzun bir inceleme sonucunda transferinden ziyade özellikle Almanya patentli olanların Doll istekli olduğunu düşünüyorum.Hamburg II'de gençlerle haşır neşir olan Doll'un elinde bir gurbetçi genç var,bunlarla oluşturacağı diyalog kolaylığı takımın yararına olacaktır.

İşte onlar;

Serkan Çalık-RW Essen
Alparslan Erdem-Werder Bremen II
Bilal Çubukçu-Hertha Berlin II
Hurşut Meriç-Ado Den Haag
Mehmet Akgün-Dortmund II(Doll ile önceden çalışmışlığı var)-Willem II
Aykut Demir-Nac Breda
Cem Atan-SV Mattersburg
Abdülhamit Yıldız-Volendam
Billy Mehmet-St.Mirren

Bu renkli olanlar Doll'un dilinden anlayanlar.

Konyaspor'da Oynamadan Gidenler

Sezon öncesinde transfere yükleneceğini tahmin ettiğim takımlardan biriydi Konyaspor;Ancak ince eleyip sık dolkuma işinin ince eleme kısmını halledip sık dokumaya geldiği anda tıkanan bir haldeler.

Süper Lige çıktıkları zaman Haluk Tanrıseven, Eray Birniçan, Ömer Hacısalihoğlu, Mehmet Ayaz, Dursun Karatay, Tayfun Türkmen, Koray İçten, Umut Kekilli, Mehmet Şen, Zafer Demir, Uğur Akdemir, Volkan Koçaloğlu, Abdulvahit Karacabey, Ferdi Başoda, Yusuf Kurtuluş ve Serhat Akyüz'ü kadrodan düşünmedikleri için Konya ile vedalarını isteyen yönetim,içlerinden Serhat'a Ziya Doğan'ın isteği doğrultusunda rotasyonda yer alabilir diye bir teklif daha yapmıştı.Serhat da uçarak kabul etmiştir çünkü bana göre kapasite Süper Lig'den biraz düşük.Gönderilenleri tek tek düşündüğümüz zaman da oyuncu profillerinin gerçekten de Süper Lig'e göre düşük olduğunu görüyoruz

Bunlardan ziyade asıl deyineceğim gelip de gidenler.Onları da isim isim inceleyelim.Olayların bazılarının skandal kısımları da var.

Gaston Machin:Son 5 sezon Arjantin Ligi'nde sürekli oynayan bir oyuncuyu daha sezon biter bitmez Konya'ya getiren yönetim,"hukuksal olarak kulübünle anlaşamadık" diyerek Machin'i Huracan'a tekrar postaladılar.

Radivoje Lekic:Gölcü eksiğini tespit edenler belki de Troest tavsiyesiyle Silkeborg'dan Lekic'i aldılar.Kızılcahamam'a gelen Lekic hazırlık maçında forma giydikten sonra eski kulübün"800 bin €'yu taksitle vermemize yanaşmıyor."denilerek Danimarka'ya tekrar gönderildi.

Andrej Kerić:Takım arkadaşı Dockal ile birlikte geldiklerinde şöyle bir yazı yazmıştım.O zaman ümitliydim,ancak Liberec'in diğer forvetinin uzun süreli sakatlığını çıkması liglerin ertesinde Liberec'i strese sokmuş ki,Keric'i tekrar rica ettiler,yönetim de spor etiği dedi ve gönderdi.

Caner Ağca:Bir Bosman hikayesi,sezon bitmeden anlaşılma olasılığı yüksekti.Mersin İY'den gelen Caner hazırlık maçlarının hepsinde oynamıştı ancak hantallık açıkca göze çarpıyordu.Sağ çizgide ve ortada denenen Caner,Ziya Doğan'ın gözüne giremeyerek geldiği gibi gitti.

Serhat Akyüz:Sezon öncesi gönderilenler listesinde olduğunu bildiği için gitmeye hazırlanıyordu,ancak son bir defa daha sözleşme önerildi.O da bu sözleşmeye basında yer alan kırılan masada imza attı.Ancak eksikliği üzerine,O'da gönderildi.

Bir de Esajas var Coca Cola Championship'ten Sheffield Wednesaday'dan denemeye gelmiş,ancak yetersizler sınıfında veda edilmiş.

Konyaspor yönetimi ayın 2'sine kadar 2 yabancı hücum oyuncusunu kampa dahil edeceklerini söyledi,Holosko ismi çok yankılanıyor ama geleceklerin Çek Cumhuriyati menşeili olduğu fısıltıları var.
Duyurulur.

27 Temmuz 2010 Salı

Sezon Öncesi-Gençlerbirliği 10'-11'

Transfer dönemine Cavcav Lirası kullanarak devam eden Gençlerbirliği bana göre transfer dönemini erken kapatmanın faydasını sezon içinde görecektir,futbolcuların birbirlerine adapte olmaları,mevkidaşların iyi anlaşmaları onları en büyük artısı olacaktır.

Serdar'dan başlayayımsezon içi konsantrasyon grafiğinin negatif yönde ivmelenmesi onun en büyük handikapı.Ayrıca geçenlerde bir ropörtajını okumuştum,kendisi Fenerbahçe'den bana teklif var diyordu,sürekli bu onun kafasının bir köşesinde olacaktır,bu ayrıntının sona ermesi Young Boys-Fenerbahçe maçlarının ertesiyle beraber olacaktır diye düşünüyorum.Gökhan Tokgöz'den sonra kalede istikararı kaybeden Gençler,Serdar'la inşallah bu istikrarı uzun süre yakalayacaktır.Ancak rotasyonda sıkıntı olabilir.Ulaş'ın ayrılması yedeklik payının Özkan ve Ramazan üzerinde paylaşılmasına neden oldu.Özkan Karabulut belki de bir Ufuk Ceylan örneği teşkil eder ileride keşke süre alabileceği bir takımda uzun süre görebilsek.

Stoper rotasyonunda gençler var Gençler'de.Geçen sezon ters ayakla sol kanat savunuculuğu görevinin üstesinden gelen Aykut'a Doll büyük ihtimalle stoperde görev verecek.Yanında iste Dol'un isteğiyle transfer sezonunun ilk günlerinde büyük bir güven duyularak anlaşılan Debatik Curri var.Aykut-Curri ikilisi TSL'in en önemli ve uyumlu Stoperleri olacaklardır eğer devamlılık sağlanırsa.Mahmut ise geçen sezon zaman zaman görev aldı mental olarak Manisa'dan Hüseyin Tok 'la beraber düşünüyorum ikisini.Aykut'un beklerde oynama zorunluğunda stoperde alternatif adayıdır.Ante Kulusic ise Hacettepe yorgunu bir isim,Cavcav'ın tutmayan mayalarından bir örnek daha diyebiliriz onun için.Ama yoğurt için maya illa gerekli.
Sağ bekte yıllardır o yörede oynayan Orhan Şam var.Futbolunun ilk yıllarında stoperlik yapan Orhan Şam 2,5 - 3 sezondur sağ cenapta istikrar sağladı diye düşünüyorum.Orhan'ın alternatifi olarak Hacettepe'de sezonun çoğunluğunda görev alan Emre Balak var Erol Tok ona formayı vermişti.Ancak ilk tercih Orhan'ın aksaması durumunda Emre değl de Aykut bu bölgeye geçer diye düşünüyorum.

Geçen sezon Aykut'un oynadığı sol bekte ise,2 tane ofansı iyi defansı idare eder isim var;Alparsan Erdem ve Murat Kalkan.Alparsan Werder Bremen II takımında olduğu gibi sol kanatın ofans tarafında oynamayı seven bir oyuncu nitekim oyunda bunu da belli edeiyor.Efes Cup geçmişinde Werder'de burada oynadığı zaman dikkat çemişti o ilerleme onu İstanbul'a Galatasaray'a kadar getirmişti.Ancak Galatasaray'ın aceleciliği onun gelişimine izin vermeyecek türdendi o da haklı bir seçimle Anadolu'da şans aradı.Ancak burada da hazırlık maçlarında da gördüğümüz üzere bekte görev alıyor ama bu tercih kulube ilerde zarar verebilir.Murat içinde aynı şeyleri söylerim,2 sezon öncesinin Hacettepesi'nde sol çizgide istikrarı sağlamıştı.Ancak ofansıyla dikkat çekiyordu,Aykut stoper oynayacaksa sol da ilk tercih Alparslan değil Murat olmalı.Murat'a benzer bir oyuncu da İBB'den Gökhan Süzen.İBB'de ayrıca eğerlendirmeyi düşünüyorum onu.

Defansif ortasahada ise geöen sezonu Tozo-Kerem Şeras-Cem CAn gibileriyle geçirdi Gençlerbirliği.Ancak bu sezon daha sağlamlar gibi geliyor bana.ManU patentlii Michael Stewart ve Antalyasapor'dan olgun dönen Mile Jedinak uyum sağlarlarsa iyi ikili olurlar.Önlerinde ilk tercih iyi bir Harbuzi olacaktır.Tekrar söylüyorum iyi bir Harbuzi,Doll geçen sezon kötü Harbuzi'ye tahammül etmedi çoğu zaman.
Cem Can da arka ikili için diğer bir rotasyon parçası.

Sağda ise bana göre ilk tercih Mattersburg'da da o mevkide oynayan Cem Atan olacaktır.Solda daha iyi olan Hurşut da burada kullanılabilir ancak sol onun için ilk tercih olacaktır.Hertha II de burada oynayan Bilal geçen sezon fazla süre bulamadığını düşündüğüm oyunculardan eğer istikrarı yakalarsa burada formayı o alır.Serkan ise buranın en zayıf halkası içerdeki maçlarda tercih edilebilir ancak savunma zaaafları ve sakatlığı büyük problem.

Sol da Hurşut öncelikli ama ben Delibalta Oktay'a dikkat diyorum.
İleride bir çeşitlilik hakim,Formanın tek garanti ismi Gençlerin Transfer rekortmeni Boşnak oyuncusu Ermin Zec,sezon içinde skorer bir kimlik bekliyorum ondan.
Kahe,Burhan,Djite gibi oyuncularla bağların kopmasından sonra Mustafa ile yollar ayrılmayacaktır diye düşünüyorum,ancak eskisi kadar da forma giyemeyeceğini düşünüyorum.
İleri uçta Billy Mehmet tek kuvvet olarak göze çarpıyor sezonun çoğunluğunda bir aksaklık olmaz ise yavru kardeşi görebiliriz.
Bakim Bala ise Buraspor'un gözdesiydi ancak Cavcav Lirası ile transfer edilenlerden oldu.Yatırım ürünü olarak görülüyor.Ancak Musatafa'dan daha dikkat çekeceğini düşünüyorum.

Ayrıca sol çizgi rotasyonunda Elazığ'dan gelen Haluk,ve oynak ortasaha Soner Aydoğdu var.Soner'i Samet Aybaba kadrosundan hatırlayacağız.

Thomas Doll olursam eğer şöyle bir 11 çoğu zaman kullanacağım olur;
Sempati duyduğum hoca,sempati duyduğum renkler...
Bala ve Cem Atan ilginç patlamalar yapabilecek türden oyuncular dikkat gerektiriyor.Samsun'dan Oktay'ın ise zaman zaman görev yapabileceğini düşünüyorum.
Hayırlı bir sezon bekliyorum..
Vira Bismillah...

Görüşlerinden dolayı,KırmızıSiyahKültürBlog Gençay Ergez,Teşekkürler...

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Endüstriyel Futbolun Hazırlık Maçları

FC Kaiserslautern ile Liverpool,Tottenham Hotspur ile Sporting CP pek tabii ki Almanya'da bir kasabada turnuva maçı yapıyor olabilirlerdi,ama onlar binlerce mil uzakta Birleşik Devletler'de maç yapıyorlar delinin zoruna bakmayacağız,çok gelişmiş antrenman sahalarını beklemiyoruz bildiğimiz,anladığımız futbolun yeni anlaşıldığı topraklarda peki neden Manchester United orada,Liverpool yanıbaşında;endüstriyel gelişen futbolun sponsorluk değerleri onları orada topluyor olsa gerek.

Fly Emirates Londra'da yeni inşa ettiği stada sözde Arsenal'in ev sahipliğinde,sponsor olduğu diğer 3 takımı neden topluyor olmalı.

Bir yandan fit bedenlerle yeni sezona girmek tabii ki bir amaç ancak gelişen futbol endüstrisinden de geri kalmamak gerek.

Bursaspor-Borissia Dortmund ile bir köyde maç yapıyor stadın dibine bir otobüs,muhtarlığın halk servisi değil tabii,BVB Fanshop otobüsü antrenman sahasının bekçisi,onun bile gelirini düşünüyorlar.

Bizim büyük takımlarımız da haklı sebeplerle öyle planlıyorlar yurtdışı kamp organizasyonlarını,gurbetçi vatandaşlarımıza bir nebze olsun hasretlik diye gereksiz stres dolu maç yapılmadı mı?

Galatasaray'ın Avrupa Futbolu'nda popülaritesinin tavan olduğu seneleri hatırlayalım Amerika'ya maça gittiler,hayrına mı değil tabii ki...

Gelişen Dünya'da,Spor araçtır,bizler de bu araca aracı...
Related Posts with Thumbnails